WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1169 E.  ,  2024/1958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1926 E., 2022/2648 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/294 E., 2019/296 K.

Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu edilen ve imar uygulaması sonucu İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ..., ...Mahallesi, 2612 ada 4, 5, 6 ve 7 parsel No.lu 69/1 pafta numaralarını alan eski 252 ada 33 parsel No.lu taşınmazın 12/20 hissesinin mutasarrıflardan Aram, ... ve ... firari şahıslardan olması nedeniyle İstanbul ... Başmüdürlüğü'nün 25.08.1976 tarihli 104 No.lu vaziyet kararına göre davalı vakıf adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmaz üzerinde 29 kapı No.lu bir katlı yığma konutun bulunması nedeniyle binanın işgal ettiği alanın karşılığı olarak 142,00 m²'lik kısımın 03.07.1984 tarihli 43 numara ile ...'a tahsis edilerek tapu tahsis belgesi verildiğini ancak sonrasında taşınmaz mutasarrıfları olan ve firari şahıslardan oldukları belirlenen Aram, ... ve ... mirasçıları olduklarını beyan eden ... ve Aline Horasancı tarafından mevzuata aykırı ve keyfi olarak alınan 25.08.1976 tarihli 104 sayılı vaziyet kararının iptali amacıyla ... aleyhine açılan davada İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 30.10.2001 tarihli ve 1999/686 E., 2001/1090 K. sayılı kararı ile vaziyet kararının iptaline karar verildiğini, bu aşamaların sonucu Siranus ve Aline tarafından, ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescili davasında, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2006 tarihli ve 2002/767 E., 2006/380 K. sayılı kararı ile davalı ...’nün, davaya konu edilen ve davacı müvekkili ...’a ait tapu tahsis belgesini de içine alan 69/1 pafta 2612 ada 4, 5, 6 ve 7 parsel No.lu taşınmazdaki hisselerin iptali ve davacılar adına tesciline karar verilmiş olduğunu, davacının tüm hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu ve davalı tarafından verilmiş 03.07.1984 tarihli, 43 No.lu tapu tahsis belgesinin kapsadığı alanın (142 m²'lik alan) davacı müvekkili adına tescilinin imkansız hale geldiğini, müvekkilinin, tescilin imkansız hale gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını belirterek davaya konu edilen 142,00 m²’lik taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tarafından bilinmemesi nedeniyle İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ..., ...Mahallesi 2612 ada 69/1 pafta 2612 ada 4, 5, 6 ve 7 parsel No.lu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesinden sonra belirlenecek miktarı talep etme hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının, davacı müvekkilinin hisselerinin iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren (Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2006 tarihli 2002/767 E., 2006/380 K. sayılı kararı) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ...'nin dava konusu taşınmazın maliki olmadığını, tapu tahsis belgesinin varlığının tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçılarına tescili için yeterli olmadığını ve tazminata konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilgili tapu tahsis belgesinin hak sahibi ... tarafından Üsküdar .... Noterliğince 21.05.1993 tarih ve 33070 ... nosu ile dava dışı ...'ye devir edildiği, ... tarafından da Üsküdar .... Noterliğinin 15.02.2005 tarih ve 05342 ... nosu ile davacı ...'a devredildiği, davacının satış vaadi sözleşmesini noterden devralan 3. kişi olduğunu, tescil tarihinde yürürlükte bulunan 2762 sayılı ... Kanunu'nun ... Kanunları gereği davalı idarenin gerekli araştırmaları yapmak suretiyle vaziyet kararı alması mümkün bulunmakla ve vaziyet kararları idare mahkemesince iptal edilinceye kadar geçerli olduğu, davacı tarafça kendi iradesi ile tapu tahsis belgesinin hangi konumda olduğunu bilerek devir aldığına göre ve tapu tahsis belgesinin davalı ... Müdürlüğünün vaziyet kararı doğrultusunda tescil edildiğini ve bu tescilden sonra tapu tahsis belgesi verildiğini de bilecek durumda olduğu için tamamı ile şahsi hak doğuran tapu tahsis belgesine dayanarak mülkiyet hakkı bulunmayan davacının tapu tahsis belgesine dayalı beklentisinin gerçekleşmemesinin sorumluluğunun davalıda olduğu iddiası ile uğramış olduğunu ileri sürdüğü zararın davalıdan tahsilini istemesinin yasal dayanağının bulunmadığı, tapu tahsis belgesinin devri için kime ödemede bulunmuş ise zararının ondan tahsil etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacının dava konusu taşınmazın tescilinin imkansız hale gelmesinde hiçbir kusuru olmadığı, davalı idarenin dava konusu taşınmaza ilişkin vaziyet kararında yazılı olan ''ileride ortaya çıkacak her türlü sorumluluğun idareye ait olacağına'' dair ibare gereği davacının uğradığı zarardan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı idare tarafından dava dışı ...'a Üsküdar ... Mahallesi 252 ada 33 parsel sayılı taşınmaz üzerinde gecekondusu bulunduğundan 03.07.1984 tarih ve 43 No ile 142m²'lik yer tahsis edildiği ve Tapu Sicil Müdürlüğünce tahsis belgesi düzenlendiği, dava dışı ...'ın tapu tahsis belgesine dayalı şahsi hakkını düzenleme şeklinde tapu tahsis belgeli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı ...'ye satmayı vaat ettiği, ...'nin de noterde düzenlenen 15.02.2005 tarih ve 05342 ... No.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile temlik aldığı tapu tahsis belgesine dayalı şahsi hakkını davacıya satmayı vaat ettiği satış bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin sabit olduğu, satış vaadi sözleşmelerine konu tapu tahsis belgeli taşınmaza ilişkin önceki mal sahiplerinin mirasçıları davacılar tarafından davalı ... aleyhine Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/767 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, 27.12.2006 tarih ve 2006/380 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince onandığı, karar düzeltme talebinin reddedildiği ve kararın kesinleştiği, taşınmazların kesinleşen karar gereğince davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği bu şekilde taşınmazların mülkiyetinin dava dışı kişilere geçtiği, davacı ile dava dışı ... arasında geçerli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunmakta olup ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen vaat borçlusunun ifa edemediği bu edim yerine karşı tarafa yani vaat alacaklısına tazminat ödeme yükümlülüğü olacağı, davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesinden de açıkça anlaşıldığı üzere davacının satış bedelini nakden ve tamamen dava dışı ...'ye ödediği, davalı ... Müdürlüğünün 05.03.2018 tarihli cevabi yazısı ile tüm dosya kapsamından davalı kuruma tapu tahsisi bedeli veya arsa bedeli olarak herhangi bir bedel ödenmediği anlaşılmakta olup davacının uğradığını iddia ettiği zararını satış vaadi borçlusundan talep edebileceği ve davacının davalı kurumdan munzam zararının tahsilini talep edemeyeceği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

.... İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

.... Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.