7. Hukuk Dairesi 2023/1163 E. , 2024/1212 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1223 E., 2022/1785 K.
KARAR : Başvurunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/299 E., 2022/294 K.
Taraflar arasındaki yükleniciden (yapsatçıdan) bağımsız bölüm satın alımına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müteahhidin inşa ettiği binadaki dava konusu bağımsız bölümü 185.000,00 TL bedel karşılığında 11.10.2019 tarihli sözleşme ile satın aldığını, sözleşmede 5.000,00 TL peşinat verilmesi, 2020 yılının 1.ayında 5.000,00 TL ödeneceği, ödemenin 2021 yılının Şubat ayında bitirileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu güne dek 40.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı yüklenicinin konut fiyatlarının artmasını fırsat bilerek öncesinde herhangi bir ihtar gönderilmeksizin sözleşmeyi tek taraflı beyanı ile feshettiğini bildiğini, davacının ödediği 40.000,00 TL'yi banka üzerinden 06.08.2020 günü iade ettiğini, davalı müteahhidin daireyi üçüncü kişilere daha yüksek bedel karşılığında satmak istediğinden sözleşmeyi feshettiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 inci maddesine aykırı davrandığını, sözleşmede bakiye bedelin en geç 2021 yılının Şubat ayında ödeneceğinin düzenlendiğinden davalının sözleşmeyi feshetmek için haklı bir nedeninin bulunmadığını, bu sebeple davacının sözleşmenin aynen ifası talebinde bulunduğunu, davacının ödenmesi gereken 185.000,00 TL'yi mahkeme veznesine depo etmeye hazır olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında yapılan sözleşmedeki hükümlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesine karşılık, davacı tarafından edimlerin eksik ve aksamalı olarak yerine getirildiğini, kendisi tarafından sözleşmenin fesih edildiğine dair yazılı bir ihtarda bulunulmadığını, sözleşmede temerrüt oluşturulmadığından davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davaya konu taşınmazın inşaat bitim tarihinden önce teslime hazır konuma geldiğini, davacının satış bedelinin tamamını ödemesi halinde satışı yapılan meskenin tam ve eksiksiz olarak teslimi ve tapunun davacı adına devrinin şerine getirileceğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu sözleşme gereğince kendisine yüklenen edimleri yerine getirdiği, mahkemece belirlenen toplam satış bedelini davalı adına banka hesabına depo ettiği ancak davalının kendisine yüklenen edimi yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının sözleşmede belirlenen tarihlerde ödemelerini yapmadığını, hiçbir zaman sözleşmenin fesih edildiği, tapusunun verilmeyeceğine yönelik bir beyanının olmadığını, sözleşmedeki edimlerin davalı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, muhtemel karar tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değerinin tespitini ve tespit edilecek bedelin davacı tarafından bloke edilerek müvekkil davalıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmesine karşılık mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmeden dava konusu taşınmazın 25.03.2021 tarihinde depo edildiğini, ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve gayrimenkul değerlerinin artışı nazara alındığında bloke edilen bedelin taşınmazın 3/1 oranındaki maliyetini dahi karşılamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın açıldığı tarih olan 10.08.2020 tarihi itibariyle henüz sözleşmede belirtilen ödeme takviminin devam ettiği ve fakat buna rağmen davalı tarafça 06.08.2020 tarihinde davacının o tarihe kadar ödemiş olduğu 40.000 TL'nin davacıya sözleşme iptali açıklamasıyla iade edildiği, davacının edimlerini ifa etmekte bir gecikme yaşamadığı, buna rağmen davalının sözleşme iptali açıklaması ile davacının süresinde ve tam olarak ödediği parayı iade etmek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı ve dava tarihi itibariyle de henüz sözleşmeye göre ödeme takviminin devam ediyor olması nazara alınarak davacıya sözleşmede yazılı satış bedelinin depo ettirilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı tarafın yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yükleniciden (yapsatçıdan) taşınmaz satın alımına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!