7. Hukuk Dairesi 2023/1151 E. , 2024/1344 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1839 E., 2022/2055 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/674 E., 2022/178 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen karar bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 25.01.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına vekil Avukat ... ile karşı taraftan davacılar adına vekil Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazların, malik ve davalıların murisi olan ... oğlu ... tarafından 1958 yılında müvekkillerin babası ...'ye satıldığını, malikin 1973 yılında öldüğünü, 1958 yılından bu yana taşınmazları müvekkillerin babası ve onun ölümünden sonra da mirasçıları davacılar tarafından kullanıldığını, TMK’nın 713/2 maddesinde yer alan şartların gerçekleşmesi nedeniyle dava konusu taşınmaz tapu kaydının iptaliyle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili; murisin mirasçılarının eksik belirlendiğini, muris ...'ın mirasçılarının hiçbirine böyle bir satıştan bahsetmediğini, mirasçıların çoğunun İzmir'de yaşadığını, davacıların bu durumdan faydalanarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, satışın geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın Anayasa Mahkemesinin verdiği yürürlüğün durdurulması karar tarihi olan 17.03.2011 tarihine kadar 20 yılı aşkın süreden beri davacının murisi ... ve ölümünden sonra da davacı mirasçılarının zilyet ve tasarrufu altında olduğu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ... ve diğerleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, satışın geçersiz olduğunu, davacıların kötü niyetli olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu eski 176 parselin (133 ada 30 parsel) ve eski 365 parselin (122 ada 35 parsel) 07/03/1958 yılında kesinleştirilen kadastro işlemi sonucunda tarla vasfıyla ... oğlu ... adına tescil edildiğini, kayıt malikinin 1973 yılında öldüğünü, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.02.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşullarının oluştuğunu, ancak bu tür davalarda davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemeyeceğini, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ek karar ile bir kısım davalılar vekiline harç eksikliği için gönderilen muhtıra 17.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen nispi harç tamamlanmadığından temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ... ve diğerleri vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar ... ve diğerleri vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bölge Adliye Mahkemesince nispi temyiz harcı alınmasına ilişkin muhtıraya rağmen süresinde harç yatırılmadığından temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş ise de istinaf incelemesinde belirtildiği üzere davanın niteliği gereği yargılama giderleri ve harç davacıdan alınması gerektiğinden temyiz eden davalılardan maktu harç alınması yeterli olacağından Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına ilişkin ek karar kaldırılarak işin esasına geçildi.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.01.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin duruşmalı temyiz talep eden bir kısım davalılar ... ve diğerlerinden alınarak davacılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında düzenlenen ancak, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli kararıyla, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen "..ölmüş" hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastrosu yapılmış ve çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle mülk edinilmesi mümkün değildir. Kural bu olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesi, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde yanlış yorumlanarak, tapulu taşınmazların bazı hallerde zilyetlikle kazanılabileceği yönünde mahkemelerce kararlar verilmesi üzerine, ilgili hüküm Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde; tapuya kayıtlı bir taşınmazın malikinin ölmesi halinde, bu taşınmazın sahibinin mirasçılar olduğunu, mirasçıların bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını mirasbırakanın ölümü ile birlikte kanun gereğince tescile gerek kalmadan kazandığını; hukukun genel ilkelerinden birisinin mülkiyet hakkının "zaman ötesi" niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramaması olduğunu, bu nedenle, Medeni Kanun tarafından bir taşınmaz malikinin mirasçılarına tanınmış olan hakların, hak sahiplerince yirmi yıl boyunca kullanılmaması halinde bile, o taşınmazla aralarındaki hukuksal ilişkinin sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, mirasçıların devam eden mülkiyet hakkının, taşınmazı fiilen kullanma hakkını içerdiği gibi kullanmama hakkını da içerdiğini; mülkiyet hakkının mutlaklığı ve tapu sicilinin aleniyeti karşısında, itiraz konusu sözcük uyarınca, zilyedin mirasçılara ait olan mülkiyet hakkını tanımayarak, tek yanlı olarak ortadan kaldırmasına imkan tanınmasının, mülkiyet hakkını ortadan kaldıracağını ve kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerini de ihlal edeceğini belirterek davanın dayanağı olan "..ölmüş" ibaresini iptal etmiştir.
Dairemizin, bu tür bir davada verdiği 30.03.2022 tarihli Esas 2021/6908, Karar 2022/2465 sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!