WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1097 E.  ,  2024/1953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1930 E., 2022/2158 K.
DAVA TARİHİ : 02.03.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2022/108 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ikinci kademe tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının üzerine kayıtlı 1973 parsel, 1999 parsel ve içerisinde bulunan kuyu ile 613, 614, 615 ve 616 parsellerde bulunan taşınmazların 385.000,00 TL karşılığında davacıya devri hususunda davalı ile anlaşmaya varıldığını, 09.03.2015 tarihinde 245.000,00 TL, 22.04.2015 tarihinde 70.000,00 TL'nin davalının oğlu ...'ye ödendiği, geri kalan 70.000,00 TL'nin ise elden davalıya verildiği, fakat davalının taşınmazları devretmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle ... emlak satış ilanı bedeli olan 132.000,00 TL'nin ödenmesi karşılığı altı adet taşınmaz ve kuyunun davacıya devrini, mahkeme aksi kanaatte ise altı adet taşınmaz ve bir adet kuyu bedeli olarak davalıya ödenen 385.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili 05.03.2020 tarihli dilekçesinde; 6100 sayılı HMK'nın 125/2 nci maddesi gereği davalının oğlu ...'nin davaya dahil edilmesini istediklerini dile getirmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 2015 yılında dava konusu edilmeyen 1089 parsel, 1156 parsel, 1157 parsel, 1159 parsel ve 1165 parsel olmak üzere toplam 5 adet 25 dönüm taşınmaz ve muhtelif zirai aletler için 500.000,00 TL bedel karşılığında anlaşma yapıldığını ancak 340.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, bedelin tamamı ödenmemesine rağmen tarafların akraba olması nedeniyle tapu devri ve zirai aletlerin teslim edildiğini, dava konusu taşınmazlar için ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının dava konusu edilen taşınmazları 2019 yılında ... Emlak Şefliği'nden aldığını, davacının hak sahibi olmadığını, ... Emlak Şefliğine taşınmazın bedeli karşılığı yapılan ödemelerin davalının oğlu ...'ye ait olması nedeniyle ...'ye dava konusu taşınmazların devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...tapu kayıtlarında yapılan incelemede dava dışı taşınmazlardan bir kısmının tam hissesinin bir kısmının ise hisseli olarak davalılar ... ve ... tarafından davacıya devredildiği, dava konusu edilen taşınmazların ise Hazine tarafından davalılara satıldığı, davacı tarafından davalılara yapılan ödemenin hangi taşınmazlara yönelik olduğunun belirli olmadığı, dosya arasındaki ödeme dekontlarında açıklama kısmına yalnızca "tarla bedelidir" şeklinde açıklama yazıldığı, söz konusu ödemelerin dava konusu edilen taşınmazların bedeli olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafından tapu senedinin hükmünü ortadan kaldırır nitelikte yazılı delil sunulmadığı, tanık beyanlarıyla tapu senedi hükmünün ortadan kaldırılamayacağı, ayrıca tanık beyanlarının davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın tüm talepler yönünden reddine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya söz konusu altı adet taşınmazın ve bir adet ruhsatlı kuyunun devir bedeli olarak 09.03.2015 tarihinde 245.000,00 TL, 22.04.2015 tarihinde 70.000,00 TL davalının oğlu olan ...'ın ... Bankası hesabına tapu devir bedeli açıklaması ile ödendiğini, ek olarak aynı tarihte 70.000,00 TL'nin de elden davalıya verildiğini, toplamda 385.000,00 TL ödeme yapıldığını, dinlenen davalı tanıklarının genel olarak taraflar arasında bir alım satım olduğunu bildiklerini ancak hangi tarlaların satıldığını bilmediklerini beyan ettiklerini, davalının oğlunun yargılama sırasında çelişkili beyanlarda bulunduklarını, ceza yargılamasında tespit edilen somut maddi olguların hukuk mahkemelerini bağladığını, bilirkişiler tarafından 2015 yılı itibariyle dava konusu taşınmazların değerinin hesaplanmadığını, dava konusu taşınmazların özellikleri dikkate alındığında 2015 yılındaki satış bedelleri ile tarafların anlaşmasındaki satış miktarının örtüştüğünü, dava dışı tapulu taşınmazlar ile birlikte dava konusu ... Emlak'tan satışı gerçekleştirilecek diğer taşınmazların davalı tarafından davacıya devredildiğinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispatlandığını, 2015 yılında Hazine adına kayıtlı taşınmazda davalının zilyetlik sebebiyle hak sahibi konumunda olduğunu, bu şartlar altında dava konusu uyuşmazlığın bir satış vaadi sözleşmesi gibi düşünülmesi ile birlikte şekil ve geçerlilik şartlarının buna göre aranmasının hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi'nin esastan redde dair ilamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil ile ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.