7. Hukuk Dairesi 2023/1056 E. , 2024/1068 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/675 E., 2023/65 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/413 E., 2022/62 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Düzce ili, ...ilçesi, ... Köyü, 137 parselde bulunan taşınmazda 32/105 pay sahibi olduğunu, 01.06.2020 tarihinde ... ...'den 32/105 hisseyi ve üzerindeki evi, ayrıca... adına kayıtlı olan 32/105 hisseyi satın aldığını, toplam 96/105 hissenin sahibi olduğunu, müvekkilinin evi satın aldığı tarihten itibaren kullanamadığı ve semerelerinden de yararlanamadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazda davalıların fuzuli işgali nedeniyle el atmanın önlenmesine ve tahliyelerine karar verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ecrimisil alacağının taşınmazdaki ... ... ve ...'ın hisselerini satın aldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteslsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu edilen taşınmazda bulunan 1 katlı evde Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/591 Esas, 2002/682 Karar sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca müvekkilleri lehine "sükna hakkı" tesis edildiğini, müvekkillerinin bu hak kapsamında davaya konu taşınmazda oturmaya devam ettiklerini, sükna hakkı her ne kadar tapu kütüğüne işlenmemiş olması nedeniyle durumu bilmeyenlere karşı ileri sürülemeyecekse de, davacının; müvekkili ...'nin eski eşinin öz kardeşi, diğer müvekkilleri ... ve ...'in amcası olduğundan durumu bildiğini, ayrıca davacının davaya konu taşınmazdaki bir kısım hissesini öz abisi olan ... ...'den muvazaalı bir şekilde satın aldığını, davacı tarafın davaya konu taşınmazı satın alma gücünün olmadığını, bunun da davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ağabeyi ...'ın davalı ...'nin eski eşi, diğer davalıların ise babası olduğu, davalı ... ile ...'ın Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/591 Esas, 2002/682 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, 27.12.2002 tarihinde kesinleşen bu karara göre tarafların boşanmaları ile birlikte dava konusu taşınmazda bulunan ve davalı ...'nin eşine ait olan evde davalı ... ile ortak çocuklar ..., ... ve ... lehine sükna hakkı tesisine karar verildiği, ancak sükna hakkının tapuya tescil edilmediği, akabinde davalı ...'nin eski eşi ...'ın hissesini davacıya devrettiği anlaşıldığından TMK'nın 823/3 ve 795/3 üncü maddelerine göre sükna hakkı tapuya tescili halinde herkese, aksi halde durumu bilenlere karşı ileri sürülebilen bir ayni hak olduğundan davacının bu durumu bilmediği iddia edilmediği gibi, bilmediğinin de kabulünün mümkün olmadığı tespit edilmekle, davalılar dava konusu taşınmazdaki evi haklı bir nedene dayalı olarak kullandıklarından el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek müvekkilinin mülkiyet hakkının engellendiğini, mahkemece davalının kullandığı yere ilişkin eksik bilirkişi raporu ile yetinildiğini, sükna hakkının geçersiz olduğunu, koşullarının oluşmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazdaki ortaklık yapısı ve payları nazara alındığında eski ortak ... ...'in eski eşi Habibe'ye boşanma protokolü ile sükna hakkı tanımasının yasal bir geçerliliğinin olmadığı, somut olayda; davacı elbirliği ortaklarından olup, davalılar 3 üncü kişi sıfatında olduğundan davacının diğer paydaş ve ortakları 3 üncü kişiye karşı açılan el atmanın önlenmesi davasında temsil hakkı bulunduğu, taşınmazın tümü üzerinden davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğinden davacının bu yöne ilişkin istinaf talebi haklı görüldüğü, her ne kadar davalıların sükna hakkı geçersiz olduğundan taşınmazdaki binayı kullanmaları herhangi bir hakka dayanmasa da, davacının davalılardan Habibe'nin eski eşi ...'ın kardeşi, diğer davalıların da amcası olması, davacının ... ...'in payını 01.06.2020 tarihinde satın alıp 17.06.2020 tarihli tahliyeye yönelik davalılara ihtar çekmesi ve ihtarla tebliğden itibaren 7 gün içinde tahliye talep edilmesi ve ihtarın tebliğinin 29.06.2020 tarihinde yapılması göz önünde bulundurularak davacının bu kullanıma 07.07.2021 tarihine kadar zımnen rıza gösterdiği anlaşıldığından, davacının ecrimisil talebinin 07.07.2020 ile 14.10.2020 dava tarihi arasındaki dönem aralığına ilişkin kısım için kabulü gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, davalıların dava konusu taşınmazda bulunan mesken olarak kullandıkları binaya vaki el atmalarının önlenmesine, davacının ecirimisil talebinin kısmen kabulüyle; 310,40 TL ecrimisil bedelinin dönem sonu olan 14.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının eldeki bu davayı diğer paydaşlar katılmaksızın açma hakkı olmadığını, müvekkilleri lehine oluşturulan sükna hakkının geçerli olduğunu, müvekkiller lehine tesis edilen sükna hakkı her ne kadar tapu kütüğüne işlenmemiş olması nedeniyle durumu bilmeyenlere karşı ileri sürülemeyecekse de davacı ... durumu bilmeyen 3 üncü kişi olmadığından davalıların sükna hakkını davacıya karşı ileri sürülebileceklerini, davacının 24.09.2021 tarihli keşif mahallindeki beyanında; "Ben davalı tarafın sükna hakkı olduğunu 2013 yılında öğrendim" ifadesine yer vererek durumu bilmeyen 3 üncü kişi olmadığını açık ve net bir şekilde açıkladığını, dosya kapsamında beyanına başvurulan tanıkların tamamı da davacı ...'in müvekkillerin sükna hakkından haberdar olduğunu doğruladıklarını, davacı tarafın davaya konu taşınmazı satın alma gücünün olmamasına rağmen söz konusu devrin gerçekleşmiş olmasının muvazaa iddiadını desteklediğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı yasa) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir"
2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!