WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1055 E.  ,  2024/1392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2282 E., 2023/96 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/700 E., 2022/127 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1310 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1997 tarihli imar uygulaması ile davacıların murisi adına tescil edildiğini, müvekkillerin 1310 ada 2 parsel sayılı taşınmazda el birliği ortağı olduğunu, davalı ...'nın dava konusu taşınmaz içinde yıkık bir evinin bulunduğunu, evin yıkımı için müracaat edildiği halde belediyenin görevini yerine getirmediğini, davacıların yurt dışında olmasından istifade eden davalı ...'nın yapıda tadilat yaptırıp kiraya verdiğini belirterek dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, taşınmazın davacılara teslimine, yapının kal'ine ve 2017 yılı Ocak ayından itibaren ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisilin şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin 1967 yılında aldığı arsa üzerine gerekli izinleri alarak 1968 yılında ev yaptığını, muhdesatın davalıya ait olduğunu, müvekkilinin kendi taşınmazına ev yaptığından istenen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ecrimisil bedelinden müvekkilinin eve yaptığı masrafların takas edilmesi gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesi gereğince taşınmazın tamamımın veya bir kısmının davalıya verilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile 28.04.2022 günlü 2019/700 Esas, 2022/127 sayılı kararı ile " davacı yanın mülkiyet hakkı bulunduğundan davalının el atmasının önlenmesi gerektiği, davacılar dava konusu taşınmazda bulunan muhdesatın yıkımını istemiş ise de; arz/toprak ve muhdesat dahil bir bütün olarak dava konusu taşınmaza zaten malik oldukları, davalının el atmanın önlenmesinden sonra muhdesat üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde tasarruf edilebileceği, öte yandan davalının takas def'ine göre enkaz-yıkım bedelinin de takasa tabi olması ve yine muhdesat üzerinde şahsi hakkı olan davalının bu hakkını ayni hak sahibi olan davacılara karşı ileri sürebilmesi karşısında, ayrıca ve yersiz yıkım kararı verilemeyeceği, davacı yanın talep ettiği üzere 01.01.2017 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile hak kazanılmış ise de davalı ...'nın muhdesat değerini ileri sürerek takas def'inde bulunduğu, ecrimisil tutarının 13.935,54 TL, muhdesat değerinin ise 52.038,00 TL olduğu, ecrimisil borcu takas tutarınca sona erdiği, davalı ...'nın temliken tescil isteminin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, ecrimisil ve yıkım istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... velili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaş olduğu taşınmazda 1968 yılında gerekli idari izinleri alarak iyiniyetle ev inşa ettiğini, esasen evi kiracının kullandığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin işgalci olmadığını, ecrimisilin şartları oluşmadığından reddi gerektiğini, yazılı gerekçeyle ecrimisil isteminin reddinin doğru olmadığını, temliken tescil isteminin haklı olduğunu, davalı aleyhine yargılama giderlerinin hatalı takdir edildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2023 günlü 2022/2282 Esas, 2023/96 sayılı kararında "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil, kâl ve savunma yolu ile temliken tescil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz’ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus TMK’nın 684 üncü maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.

Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.

Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz.

3. Değerlendirme
Somut uyuşmazlıkta, davalı ...'nın dava konusu 1310 ada 2 parsel sayılı taşınmaza el atması 1997 tarihli imar uygulaması ile oluşmuştur. Adı geçen davalı 1968 tarihinde yapı (iskan) ruhsatı alarak yapı inşa etmiş, 1969 tarihinde de yapı kullanım izin belgesini almıştır. İmar uygulaması sonucu davacıların el birliği ortaklığındaki 1310 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kalan yapının bedeli belirlenerek davacı tarafa depo ettirilmeden el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan nedenle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.