WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1038 E.  ,  2024/1439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2716 E., 2022/2074 K.
KARAR : Dilekçenin süre yönünden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/299 E., 2022/355 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil, tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı–birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı–birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalıya ait taşkın yapı olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, taşkın yapının kâl’i ile eski hale iadesine karar verilmesini ve haksız işgal tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/433 E. sayılı dosyası ile taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil talepli bir dava açtıklarını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2. BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olarak meydana getirdiği yapının komşu parsele taşkın olduğunu öğrendiklerini, müvekkiline ait yapının tecavüz edilen alandan daha değerli olduğunu ileri sürerek, bedeli karşılığında taşan kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait binanın ruhsatsız olduğunu, bu nedenle korunmaya değer bir yapı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2019/299 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı–birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı–birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda; eksik inceleme ile yetinilerek hüküm kurulduğunu, ecrimisilin 5 yıllık değil 10 yıllık hesaplanması gerektiğini, davalının iyiniyetinin yeterince araştırılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerekçeli kararın asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı vekiline elektronik olarak tebliğ edildiği, ancak istinaf dilekçesinin yasal 2 haftalık sürenin bitiminden sonra 08.10.2022 tarihinde verildiği anlaşıldığından; yürürlükte bulunan usul hükümleri karşısında istinaf başvurusunun yasal süresi geçtikten sonra yapıldığı sonucuna varılmakla HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... vekili Av. ...'ın istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – birleştirilen dosyada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı–birleştirilen davada davalı vekili; 03.10.2022 tarihinde Prof. Dr. ... muayenehanesinde muayene olduğunu, bu doktor tarafından düzenlenen istirahat raporunun mahkeme hakimleri tarafından görülmediğini ya da görmezden gelindiğini, kendisinin ilk olarak bu tarihte doktora başvurduğunu, sonrasında hastaneden aldığı resmi raporu da 03.10.2022 tarihinden itibaren başlattığını, hastane raporu olması nedeniyle istinaf başvurusuna bu raporu eklediğini, istinaf başvurusunun reddi kararının haksız olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 346 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı–birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.