7. Hukuk Dairesi 2023/1021 E. , 2024/1325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/602 E., 2022/1741 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/243 E., 2019/163 K.
Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ile tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve üst soyunun kadimden beri zilyetliğinde olan Van ili, Muradiye ilçesi, ... Köyünde bulunan toplam 63.000 m²'lik taşınmazların kadastro çalışmaları çerçevesinde İpekyolu ilçesi, ... Köyüne tahsis edilen 101 ada 426 ve 101 ada 427 parselleri içerisinde bırakılmakla mera olarak tespit ve tapuya tescil edildiğini, bu sebeple kadastro çalışması ile mera parselleri içerisinde bırakılan taşınmazların mera kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, Mera Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tahsis kararının kesinleşmesinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılamayacağını, mera üzerinde özel mülkiyetin söz konusu olamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin keşifle belirlenmesi, akabinde harcın tamamlanması gerektiğini, taşınmazların mera vasfında olduğunu, Süroyolu Köyünün kadastrosunun 01.11.1992 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazların Muradiye sınırları içinde olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mera tahsis kararının 29.01.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 28.03.2017 tarihinde açıldığı, tahsis kararının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 4342 sayılı Mera Kanunu'nda belirlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 101 ada 426 ve 427 parsel içinde kalan yerlerin 1973 ve 1974 yıllarında Van Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinde kesinleşen ilamlarla murisi ... adına tescil edildiğini, zilyetliğinde bulunan taşınmazlara yönelik murisi tarafından Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/128 Esas sayılı dosyasında el atmanın önlenmesi davasının açıldığını, buna rağmen mera çalışmalarının başlamasının hatalı olduğunu, Mera Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar taşınmazın tescil harici bırakılması gerektiğini, 2003/128 Esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın tarımsal faaliyette kullanıldığının belirtildiğini, dava konusu yerin 150 yıldır kurulu yerleşim yeri olduğunu, verilen kararla yerleşim yerinin yok olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2005 yılında yapılan mera tespit çalışmasında dava konusu taşınmazların 1 ve 2 parsel sayısında mera olarak tespit edildikleri; ancak tescillerinin yapılmadığı, 3402 sayılı Kanuna göre 2006 yılında yapılan kadastro çalışmalarında paftalarında mera olarak belirtildikleri, Mera Komisyon Kararı uyarınca 1 ve 2 No.lu mera parselleri sırasıyla 101 ada 426 ve 427 parsel sayılarında orta malı olarak belirtilmek suretiyle 28.12.2009 ilâ 28.01.2010 tarihleri arasında askı ilana çıkarıldıkları, 29.01.2010 tarihinde itirazsız kesinleşerek özel siciline kaydedildikleri, 4342 sayılı Kanun uyarınca belirlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 101 ada 426 ve 427 parsel içinde kalan yerlerin 1973 ve 1974 yıllarında Van Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinde kesinleşen ilamlarla murisi ... adına tescil edildiğini, bu kayıtların sınırların değişmesi ile Karagündüz Köyü tapu defterine aktarılmadığını, zilyetliğinde bulunan taşınmazlara yönelik murisi tarafından Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/128 Esas sayılı dosyasında el atmanın önlenmesi davasının açıldığını, buna rağmen mera çalışmalarının başlamasının hatalı olduğunu, Mera Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar taşınmazın tescil harici bırakılması gerektiğini, 2003/128 Esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın tarımsal faaliyette kullanıldığının belirtildiğini, dava konusu yerin 150 yıldır kurulu yerleşim yeri olduğunu, verilen kararla yerleşim yerinin yok olacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!