7. Hukuk Dairesi 2023/1000 E. , 2024/1794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1522 E., 2022/2061 K.
KARAR : Davalı Banka vekilinin istinaf başvuru talebinin reddi, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulü, kararın kaldırılması, davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/328 E., 2021/1183 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Banka vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Banka vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... İnşaat arasında dava konusu 102 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olarak 2011 yılı Mart ayında Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 16.03.2011 tarihinde Türkiye İş Bankası ile Konut Finansmanı Kredi Sözleşmesi imzaladığını, almış olduğu krediye istinaden tüm borcunu davalı şirkete ödediğini, taşınmazın bedelinin tamamen ödendiğini ve diğer tüm yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı şirketin tapu devrini gerçekleştirmediği gibi müvekkilinin satın aldığı bağımsız bölüm üzerinde diğer davalı olan banka lehine 26.05.2014 tarihinde ipotek tesis ettirdiğini, müvekkilinin taşınmazını davalı şirket lehine teminat olarak göstermesi veya teminat olarak gösterilmesine muvafakat vermesinin söz konusu olmadığını, ipotek işleminin tesis edildiği tarihte taşınmazın fiilen müvekkilinin tasarrufunda olduğunu, müvekkili tarafından satın alınmış olan daire üzerinde tapu devri yükümlülüğünün doğmasından sonra ipotek tesis edildiği gibi davalı ...Ş.’nin ipotek tesis edilirken dairenin bir başkasına ... olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehinde yolsuz olarak tescil edilmiş olan ipoteğin fek’kine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili; dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, döviz kurundaki hareketlilik, inşaat sektöründe yaşanan derin kriz, mali imkanların elverişsizliğinin şirketin takyidatsız olarak tapu devri yapmasına engel olduğunu, inşaat sektöründe sıklıkla uygulanan bir finansman yöntemi olarak müvekkili şirketin vadeli satış yaptığı taşınmazları teminat gösterip kredi kullandığını, dövizdeki devalüasyon ve ekonomik kriz sebebiyle yapılan yüklü ödemelere rağmen kredi borcunun kapatılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı banka vekili; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, gayrimenkul satış sözleşmesinin sadece tapu müdürlüğünde resmi şekilde yapılacağını, davacının adi yazılı şekilde akdedilen satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tapu kaydına itibar ederek ipotek tesis etmiş bulunan müvekkili bankaya karşı herhangi bir hak iddia edemeyeceğini, müvekkili banka iyi niyetli olup henüz üzerinde hiçbir takyidat yokken davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, tapu kaydı karşısında gayrimenkulün haricen ... olduğuna ilişkin iddianın müvekkili bankaca bilinebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümün tamamlanmış ve davacıya teslim ve tescil edilmiş olduğu, tapunun davacı adına ipotek ve hacizlerle yüklü olarak tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı yüklenicinin edimini sözleşme koşullarına göre yerine getirmekle yükümlü olduğu, taşınmaz üzerinde ipotek koyan bankanın hem basiretli tacir hem de güven kurumu olması, davalı Türkland Bank A.Ş.'nin dava konusu bağımsız bölümün diğer davalı tarafından 3 üncü kişilere haricen ... olabileceğini bilebilecek durumda olması nedeniyle, kredi vereceği kişiler ile krediye karşı gösterilecek ayni teminatlar konusunda uzmanlığı tartışmasız olduğu, mevcut durumdan haberdar olmadıklarının ileri sürülemeyeceği, TMK’nın 2 nci maddesi gereği herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, davalı bankanın satıcıya kredi verirken ipotek kurulacak taşınmazı araştırma ve değerlendirme, risk analizi ve değer tespiti yapma, ekspertiz incelemesi yaptırma yükümlülüğü bulunduğu, ipotek konulduğu tarihte taşınmazın fiilen davacının kullanımında olduğu, ekspertiz sırasında bu durumun kolayca anlaşılabileceği, harici satışlarda taşınmazların başkasına satılmasının uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu ve taşınmazın hali hazırda satılmasa dahi her an satılabilecek durumda olduğunu bankanın bilebileceği, basiretli tacir konumunda bulunan bankanın sadece tapu kaydına itibar ederek ipotek tesis etmesinin özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış teşkil ettiği ve yüzeysel bir araştırma ile bu miktar bir kredi tesis etmesinin iyiniyetli olduğunu ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı banka vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, bu durumda davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet verdiğini, bu nedenle yargılama giderlerinden davalı bankanın da sorumlu tutulması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gereken davalı bankanın, bu yükleniminin doğal sonucu olarak kredi tesisinden önce inşaat şirketinin mülkiyetinde görünen bu taşınmazı temlik edip etmediğini ve içinde oturan kişinin ne sıfatla burada bulunduğunun tüm yönleriyle ve nitelikleriyle incelediği, sözleşmenin imzalanmasından önce satış borcu bulunup bulunmadığını tespit edip ona göre taahhüt altına girdiğinin, inceleme yaparak krediye uygun ve avantajlı olduğunu gördükten sonra ipotek tesis ederek kredi verdiğinin somut olayda kanıtlanamadığı, aksine bu yükümlülüklere uyulmadığı, davalı banka yargılama süresince davanın reddini savunduğundan davalı aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, davalının alacağı veya taşınmazın değeri üzerinden yargılama giderine hükmedilmesi gerekmeyip ayıbın giderilmesine ilişkin değeri ölçülemeyen bir istem olarak değerlendirilmekle davalı aleyhine maktu avukatlık ücreti hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı banka aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden maktu olarak sorumlu olması suretiyle yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı banka vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TMK’nın 2 nci maddesi: ‘Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.’ düzenlemesini; TTK’nin 18-2 nci maddesi: ‘…(2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir...’ düzenlemesini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı banka vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı banka vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!