7. Hukuk Dairesi 2022/980 E. , 2023/4144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/290 E., 2021/2898 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/360 E., 2020/441 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalılardan ... ve vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu 411 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerine 1976 yılında gecekondu inşa ettiğini, daha sonra da bu yapı üzerine ilave inşaat yaptığını uzun yıllar yurt dışında yaşaması nedeniyle yapıyı annesi ve kardeşinin kullandığını, yaptığı araştırma sonucu davalı kardeşi ...’nın adına tapu tahsisi belgesi çıkardığını öğrendiğini, bu nedenle kendisinin tapu tahsis belgesinin iptali için idari yargıda açtığı davanın devam ettiğini, buna rağmen davalı ...'nın taşınmazı noterde düzenlenen satış sözleşmesine istinaden diğer davalı ...'a devrettiğini, davalıların birlikte hareket ederek lehine sonuçlanması ihtimali bulunan davayı sonuçsuz bırakmaya yönelik olarak devir işlemini gerçekleştirdiklerini ileri sürerek dava konusu 411 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 24.03.2020 tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 419.000,00 TL’nin devir tarihinden itibaren ticari faizi ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; davayı kabul etmiştir.
2.Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapuya güvenerek iyi niyetle satın aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 128,000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'e yapılan devrin muvazaalı olduğunu, değer tespitine ilişkin raporun çelişkili olduğunu ve çelişkinin giderilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini, istinaf sebepleri arasında bedele ilişkin itirazlarının olduğu halde olmadığının belirtildiğini, davalı ...'in el atmanın önlenmesi davasından haberdar olduğu kabul edildiği halde muvazaa olmadığının değerlendirildiğini, davacının tapu tahsis sahibi olma hakkının elinden alındığını, tazminat talebinin kabul edilmediğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın değerinin usulüne uygun belirlenip belirlenmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi raporuna itiraz" kenar başlıklı 281 inci maddesi şöyledir:
"(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.
(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir."
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriğinden; hükme esas alan 09.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, imar işlem dosyasında bulunan 02.09.2015 tarihli yanan ve yıkılan yapılar formuna göre, ana taşınmaz üzerinde bulunan 300 m² alanlı yapının yıkıldığı belirtildiğinden, davaya konu binanın yıkılan eski bina olduğunun anlaşıldığı, forma göre toplam 300 m² alan içerisinde 2 daire ve 1 iş yerinin bulunduğu, yıkılan bu yapının dava tarihindeki (21.09.2015) değerinin 128.000,00 TL olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
2.Davacının delil listesinde bulunması nedeniyle getirtilen İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/131 Esas, 2018/338 Karar sayılı dava dosyası içerisinde bulunan 24.01.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise dava konusu 411 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bodrum kat, zemin kat, normal kattan ibaret bir bina bulunduğu, binanın toplam alanının 400 metrekare olduğu, yola tecavüzlü 19 metrekare kısmı düşüldüğünde 2013 yılı yapı yaklaşık birim maliyetlerine göre yapının değerinin 169.600,00 TL olduğu belirtilmiştir.
3.Davacı vekilinin, hükme esas alınan 09.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itiraz dilekçesinde, taşınmazın değerinin gerçek değerinden düşük belirlendiğini beyan etmesi üzerine Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınmış ve 26.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda kök rapordaki tespit ve hesaplamaları değiştirmeye gerek olmadığı belirtilmiştir.
4. Hükme esas alınan 09.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile İstanbul 20. Asliye Hukuk mahkemesi 2018/131 Esas, 2018/338 Karar sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda binanın yüzölçümü ve değeri hususunda nispetsizlik bulunmakta olup davacı taraf rapora itiraz ettiği halde çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek davalı ...'ın da davayı koşulsuz kabul ettiği nazara alınarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!