WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/950 E.  ,  2023/2515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri ili, .... ilçesi, ..... Köyünde bulunan 479 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, 08.09.1998 tarihinde pay satın aldığı taşınmazda kümes ve tavukçuluk işleri yapmak amacıyla yapılar inşa ettiğini, taşınmazın diğer paydaşı olan ...'in kendisi Almanya’ya döndükten sonra payını davalı Şirkete devrettiğini, davalının da kendisine ait kargir kümes ve tarlayı bilgi ve rızası dışında kullanarak taşınmazda tavuk çiftliği işlettiğini, kullanım karşılığı bir bedel de ödemediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin elatma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 18.03.2019 tarihinde ıslah suretiyle 42.353,10 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 2009 yılında ... isimli şahıstan satın alınan dava konusu taşınmazdaki kümeslerin mülkiyet ve zilyetliğinin de kendilerine devredildiğini, o tarihten beri yeri nizasız fasılasız kullandığını, davacının bugüne kadar herhangi bir hak talebinde bulunmadığını, taşınmazın fiilen taksim edildiğini ve taşınmazda yer alan kümes ve sair yapılarda davacının bir hakkının bulunmadığını, 20.000 m²'den büyük olan taşınmazda yapıların 2.500 m²'lik bölümde yer aldığını, davacının taşınmazda 10.000 m2 hak sahibi olduğunu davadan önce herhangi bir ihtar gönderilmediğini, taşınmazın kullanımına zımnen muvafakat edildiğini, ecrimisil isteme koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişme konusu taşınmazın taraflar arasında paylı mülkiyete tabi olduğu, davalının taşınmazın tamamını kullandığı, davacının payına karşılık taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir alan bulunmadığı, davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği, çekişmeli yerde davalı da paydaş olup bu nedenle kötüniyetli kullanımdan söz edilemeyeceği, ecrimisil talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; dava dilekçesini tekrar ederek elatmanın önlenmesine yönelik Mahkeme kararının yerinde olduğunu ancak ecrimisil talebinin reddinin haksız bir karar olduğunu, SGK ve vergi kayıtları ile tanık anlatımları dikkate alındığında dava konusu taşınmazdaki yapıların kendisi tarafından yapıldığının sabit olduğunu, davalının bayii olan ...'in Kayseri .... Noterliğinin 08.12.1998 tarihli ..... yevmiye No.lu muvafakatnamesi ile taşınmazda kagir kümes yapmasına, bu yerde tavukçuluk işleri ile uğraşmasına rıza ve muvafakat gösterdiğini, gerekli idari prosedürleri yerine getirerek taşınmazda 2 yıl tavukçuluk işi yaptığını, sonrasında Almanya’ya geri döndüğünü, davalı tanıklarının kendisi ile aralarında ihtilaf bulunan kişiler olup beyanlarına itibar edilemeyeceğini, paylı mülkiyete tabi olan taşınmazda fiili bir paylaşımın söz konusu olmadığını, taşınmazda davalıya pay satışından yurtdışında olması nedeniyle haberdar olmadığını, sessiz kalmış olmasının zımnen kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, davalının taşınmazın tamamında hak iddia etmekle intifadan men koşulunun aranmaması gerektiğini, kendisinin payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir alanın bulunmadığını, kagir kümeslerin davalının kullanımına da terk edilmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı vekili, cevap dilekçesini tekrar ederek dava konusu taşınmazda ...’den pay satın aldığında kümeslerin mülkiyeti ve zilyetliğinin de kendisine devredildiğini, yapılarda davacının hak sahibi olmadığını, dinlenen tanık beyanları ile taraflar arasında taşınmazın fiilen taksim edildiğinin sabit olduğunu, davacının kendisine herhangi bir ihtar göndermediğini, intifadan men koşulunun sağlanmadığını, ecrimisil isteme koşullarının oluşmadığını, ecrimisil taleplerinin zamanaşımına uğradığını, el atmanın önlenmesi kararının haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, yargılama giderlerinin ve yüksek vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları ile taşınmazdaki yapıları davacının 1998 yılı ve sonrasında yaptırdığı, bir süre taşınmazda yumurta ve yumurta ürünleri ticareti yaptığı daha sonra çiftliği akrabalarına bıraktığı, davalının taşınmazda aynı iş kolunda uzun süredir faaliyette bulunduğu, dava tarihine kadar davalının taşınmazı kullanımına davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı, keşif yapılarak taşınmazı davalının tavuk çiftliği işletmek suretiyle kullandığı, davacının taşınmazın belirlenen ve tapu kaydında da yer alan niteliğine uygun olarak payına karşılık taşınmazda kullandığı ve kullanabileceği bir alan bulunmadığının tespit edildiği, dava tarihine kadar davalının taşınmazı kullanmasına davacının zımnen muvafakat ettiği, aksi yöndeki iddiaların sabit olmadığı, davalının taşınmazın tamamında hak iddiasının söz konusu olmamakla birlikte davacının yapılarda bir hakkının bulunmadığı yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği dikkate alınarak yazılı şekilde davacının payına vaki elatmanın önlenmesine ve koşulları oluşmayan ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; yargılama giderlerinin ve yüksek vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığına ilişkin iddialar dışında, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kısmen kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.