WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/749 E.  ,  2023/2623 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1012 E., 2022/57 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/632 E., 2021/6 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlemesi, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin malik olduğu taşınmazdan davalının 400 metrelik kablo geçirdiğini, davacının kablonun kaldırılmasını talep etmesine rağmen kaldırılmadığını belirterek taşınmaza yapılan el atmanın önlenmesini, kabloların kaldırılmasını ve 5.000,00 TL ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının bu durumdan uzun süredir haberdar olduğunu ancak sessiz kaldığını, ecrimisil talep şartlarının oluşmadığını, davalı şirketin haksız müdahalesinin olmadığını, zorunlu olarak ortak kullanımı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davacının 165 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, davalının ise komşu 165 ada 19 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, davacıya ait parselde bulunan trafo odalarından davacı ve davalının parseline elektrik sağlanması amacıyla 148,24 metrelik kablonun kanal içerisinde devam ettiği, bu uzunluktan sonra kabloların ayrılarak davacıya ait fabrikaya gittiği ve kalan kısımda 203,66 metrelik kablonun davalının parseline gittiğinin tespit edildiği, elektrik enerjisinin tesisi sırasında davacı şirket tarafından Bakırköy 7. Noterliğinin 15.01.2010 tarihli 1366 yevmiye numaralı muvafakatnamenin düzenlendiği, işlemlerin TREDAŞ tarafından yapıldığı, gerekli tedarik işlemleri sırasında davacı tarafından muvafakat verildiği gibi elektrik tesisi için gerekli yapı ve kabloların üzerinde davalı şirketin tasarruf yetkisinin de bulunmadığı, kabloların döşenmesi, kaldırılması ile elektrik ayrıştırılmasına ilişkin yetkinin TREDAŞ'a ait olduğu, davalı şirketin davacının taşınmazlarına haksız el atmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davacıya ait parsellerin davalı tarafından 19.11.2009 tarihinde satılarak devredildiği, öncesinde taşınmazlar üzerindeki fabrikaların enerji ihtiyacını karşılamak üzere trafo tesis edilmiş olduğu, 20 ve 21 parsellerin kenarından kablo geçirilerek 19 parsele elektrik verildiği, dava konusu 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların devri üzerine, davalı şirketin davacı şirket ile aralarındaki anlaşma gereği dağıtımı yapılan toplam enerji miktarının taraflar arasında paylaştırılarak ayrıştırılması için elektrik dağıtım şirketine müracaat ettiği, dosyada mevcut 15.01.2010 tarihli Bakırköy 7. Noterliğince düzenlenen muvakatnamede "...Elektrik sayaçlarının ayrıştırılması amacıyla gerekli elektrik tesisatının yapılması için (yerleşim birimlerinin konumunu etkilemeyecek şekilde) Milkay ..Şirketine rıza ve muvafakatlerinin bulunduğunu kabul beyan ve ikrar ederiz..." denildiği, trafo odaları davacıya devredilen taşınmazlar üzerinde olduğundan davalıya ait taşınmazdaki fabrikaya enerjinin kablo ile götürüldüğü, bu kabloların bir kısmının taşınmazdaki kanal içerisinden açıktan bir kısmının toprak altından geçirildiği, taşınmazların enerji ihtiyacının ortak trafodan karşılanması ve bunun için gerekli tesisatın yapılması konusunda davacının rıza ve muvafakatinin bulunduğu, bu muvafakatin mecra hakkı niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği üzerinde durulması gerektiği, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mecra hakkının zorunlu ve rızai olmak üzere iki yolunun olduğu, somut olayda tesisatın bir kısmının beton kanaldan açıktan geçirildiği, dolayısıyla mecra hakkının sözleşme ile doğmuş olduğu, davacının muvafakatinin içeriğine göre gerekli tesisat kavramı içinde elektriğin iletilmesini sağlayan kabloların geçirilmesinin de bulunduğunun kabulü gerektiği, aksi iddianın dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, mecra hakkına göre davacının elektrik hat ve kablolarının kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlü olduğu, davalının kabloların yer altından geçirilen kısmı yönünden bu hakkını irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle tapuya tescil ettirme hakkının bulunduğu, cevap dilekçesinde bu hakkın saklı tutulduğunun beyan edildiği, gerekçesi doğru olmamakla birlikte sonucu itibariyle davanın tüm talepler bakımından reddi yönündeki kararın dosya kapsamına uygun olduğu, eldeki davanın parayla ölçülebilen mal varlığı değerlerine ilişkin olması nedeniyle nispi harca ve nispi vekalet ücretine tabi olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin muvafakatnameyi ve TMK’nın 744 üncü madde hükümlerini hatalı değerlendirdiğini, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.