7. Hukuk Dairesi 2022/7416 E. , 2024/1075 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2640 E., 2022/2982 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/150 E., 2022/90 K.
Taraflar arasında paydaşlararası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilinin Ordu ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 102 parsel sayılı taşınmazda 3/9 hissesi bulunduğu halde davalılarca taşınmazın aralarında taksim edilmiş olması nedeniyle müvekkilinin taşınmazdan yararlanmasına imkan verilmediğini ileri sürerek, davalıların taşınmaza yaptıkları el atmanın önlenmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 2011 yılı için 200,00 TL, 2012 yılı için 300,00 TL, 2013 yılı için 500,00 TL, 2014 yılı için 100,00 TL ve 2015 yılı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.100,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tarafların kardeş olduklarını ve taşınmazın tapuda müştereken kayıtlı olduğunu, arazideki fındıkların müvekkillerince dikildiğini, davacının fındık toplamasına engel bir durum olmadığını, eldeki davanın müvekkillerine ihtar gönderilmeden açıldığını, öte yandan 2014 yılında yaşanan don olayı nedeniyle fındık mahsulü alınmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Keşifte dinlenilen yeminli tanık beyanlarına itibar edildiği; davacı tanığı ... keşifte alınan beyanında "davacıyı evlenip gittiğinden beri görmediğini, fındıkları toplamak istediğine şahit olmadığını'', davalı tanıkları... ve ... beyanlarında ''davacıyı ilk defa gördüklerini, fındık toplamaya geldiğini hiç görmediklerini, pay istediğini duymadıklarını'' beyan ettikleri, ecrimisil talep edilen 2011 ve 2015 dönemleri yönünden davalılar fuzuli şagil sayılmayacağından davacının ecrimisil talebinin reddi gerektiği; elatmanın önlenmesi talebi yönünden ise davacının taşınmazda hissesi bulunduğu ancak hissesinin davalılarca kullanıldığı hususunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, yapılan müdahalenin önlenmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın müdahalenin önlenmesi istemi yönünden kabulüne, ecrimisil istemi yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; ecrimisil taleplerinin reddine yönelik kararın kaldırılması gerektiğini, davalıların haksız kullanımlarına hiçbir dönem için rıza gösterilmediğini, ortağı bulunduğu taşınmaza ilişkin haklarını kullanma iradesini açıkça ortaya koymuşken, yerel Mahkemenin hatalı değerlendirmesi ile ecrimisil taleplerinin reddedilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, semerelerinden yararlanmasına, taşınmazının bakımını, imarını ve ihyasını gerçekleştirmesine müsaade edilmediğini, davalıların baskı ve tehditleriyle karşı karşıya kalması sebebiyle can güvenliği endişesiyle hissedarı olduğu taşınmaza gelemediğini, bakımıyla ilgilenemediğini, semerelerinden faydalanamadığını, bu açıdan yerel Mahkemenin kararına dayanak alınan tanık anlatımlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkilinin iradesi noktasında tanıkların bilgi ve görgüsü bulunma ihtimali olmadığını, davalıların haksız kullanımlarına karşı rızasızlığının açıkça ortada olduğunu, ecrimisile ilişkin ret kararının kaldırılarak tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili; kararın gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının taşınmazına el atmanın söz konusu olmadığını, dinlenen tanık beyanlarına göre 30-35 yıldan fazla süre davacının taşınmaza hiç gelmediğinin sabit olduğunu, taşınmazı kullanmasına ise kimsenin engel olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine..." davalının istinaf istemi yönünden; temyiz yolu açık olmak üzere; davacının istinaf istemi yönünden; HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenlerini temyiz dilekçesinde tekrar ederek; kararın el atmanın önlenmesine yönelik kurulan hüküm yününden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; “İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 inci fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "Yararlanma, kullanma ve koruma" kenar başlıklı 693 üncü maddesine göre; "Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!