7. Hukuk Dairesi 2022/7301 E. , 2024/497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2987 E., 2022/2929 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 E., 2022/431 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 1662 ada ve 5 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1249 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, müvekkili tarafından kullanılan yaklaşık 10-15 yıllık 2 katlı ev, garaj ve depo niteliğindeki yapıların davacıya ait olduğunu iddia ederek muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro tespitinin 1972 tarihinde tarla ve ev vasfı ile kesinleştiğini, 10 yıllık süre içerisinde kadastro tutanağında belirtilen tespitlere ilişkin davanın açılmamış olması sebebiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, evin tarafların ortak murisi tarafından tamir ve tadil ettirildiğini, davacı tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 günlü 2021/48 Esas, 2022/431 sayılı kararında; "garaj ve deponun davacı tarafından yapıldığı, 2 katlı evin ise davacı tarafından tamir, tadil ve bakımının yapıldığı, taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmadığı, 2 katlı ev niteliğindeki muhdesatın tamamının (tek başına) davacı tarafından yapıldığı tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın garaj ve depo yönünden kabulüne, 2 katlı ev yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 2 katlı evin davacı tarafından yaptırıldığını, tarafların ortak murisine ait olmadığını, murisin ve davalının maddi katkısı bulunmadığını, 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen dava konusu taşınmazın üzerinde yer alan binaların davacı müvekkil tarafından inşa edilen kısmının %97,17 olduğu, kalan % 2,83 tekabül eden oranın ise tarafların murisi tarafından katkı sağlanarak inşa edildiği hususunun kısmen de olsa davacının iddialarını doğrular nitelikte olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu yapıların henüz daha 15 yaşını dahi doldurmamış olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 günlü 2022/2987 Esas, 2022/2929 Karar sayılı kararında; "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2.Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115).
3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Kural olarak muhdesatın aidiyetinin tespiti isteminin kabulüne karar verilebilmesi için yapının tamamının aidiyet iddiasında bulunan tarafından kendi emek ve parası ile yapıldığının tespit edilmesi gerekir.
2. Somut uyuşmazlıkta; keşif mahallinde ve 30.11.2021 tarihli oturumda dinlenen tanıkların beyanları dava konusu 2 katlı yapının büyük bir kısmının davacı tarafından yaptırıldığı yönündedir. 25.10.2021 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda dava konusu yapıda tarafların murisinin yapmış olduğu inşai imalatın değer oranı % 3.35, davacının yapmış olduğu inşai imalatın değer oranı ise % 96.65 olarak belirlenmiştir.
3. Bu durumda davacının yaptığı imalat oranına işaret edilmek suretiyle dava konusu 2 katlı yapının davacı tarafından yapıldığının tespitine dair karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!