WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/7234 E.  ,  2024/1994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/844 E., 2022/949 K.
DAVA TARİHİ : 09.07.2019
KARAR : İstinaf taleplerinin esastan reddi, bir kısmının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılması, tapu iptali ve tescil talebinin reddi, alacak talebinin kabulü ile 40.064,72 TL'nin davacıya verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/232 E., 2022/83 K.
Taraflar arasındaki harici satış nedeniyle tapu iptali ve tescil, terdiden bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine, bir kısmının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulü ile 40.064,72 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılar murisi ...'den 1185 parsel sayılı taşınmazın 500 m²’lik kısmını 10/06/1991 tarihli taşınmaz satış senedi ile 13.000,00 TL bedeli ödeyerek taşınmazı teslim aldığını ve halen kullanıma devam ettiğini, ancak tapuda devrin yapılmadığını, taşınmazın imar işlemi ile 1757 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edildiğini belirterek, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, talebin kabul görmemesi halinde ise ödenen satış bedelinin güncel nominal değerinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu arsanın yıllar önce anne tarafı akrabaları tarafından davacıya tapuda herhangi bir işlem yapılmadan nasıl olduğu ve nasıl verildiğini bilinmedikleri şekilde devredildiğini, annesinin ölümü sonrası veraset yoluyla bu yerlerin kendi adlarına tapuda kaydedildiğini, davacının uzun yıllar önce aldığını iddia ettiği arsaya yönelik hiç bir faaliyette bulunmadığını ancak yerlerin kendi adlarına tescilinden sonra tapuyu almak için faaliyete geçtiğini, zaten önemli ölçüde mağdur olduklarını ve zarara uğratıldıklarını belirterek anlaşamadıkları davacı ile haklarının da korunarak bir çözüme ulaşılmasını talep etmiş; davalılar adına sonradan vekalat sunan vekil, ıslah dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapulama tespit tarihinden sonra satış senedi düzenlendiğinden tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen tutarın iadesi istenebileceğinden 13.000.00 TL’nin güncel değeri 40.064,72 TL olmasına rağmen davacı taraf 13.000,00 TL alacak talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü ile 13.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescil için aranan şartların oluştuğunu, davalı ...’nin davanın doğruluğunu ikrar ederek kabul ettiğini, bu nedenle tapu iptal taleplerinin kabulü gerektiğini, dava dilekçesindeki iddialarını tüm dosya ve tanık beyanlarıyla ispatladıklarını, tescil talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat açısından da verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, keşif sonucu tespit edilen taşınmaz değeri üzerinden ıslah ile harcın tamamlandığını, mahkemece yanılgıya düşüldüğünü, nominal değere hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın nominal değeri 40.064,72 TL hesaplansa da bu hesabın da hukuka aykırı olduğunu, bedelin çok düşük kaldığını, keşif sonucu arsa değerinin 428.660,00 TL tespit edildiği göz önüne alındığında bulunan nominal değerin gerçekleri yansıtmadığını, hükme esas alınan raporu kabul etmediklerini belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı vekiline eksik gider avansını yatırması için kesin süre verildiğini, ancak kesin süreye riayet edilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı savunmalarına itibar edilmediğini, davacı taleplerinin asılsız olduğunu, asılsız bu taleplerin aradan geçen 30 yılı aşkın bir süre sonra gündeme gelmesinin kabul edilemez olduğunu, davacıların miras bırakanı tarafından davalılar murisine devre ilişkin bir bedel ödenmediğini, ödendiği iddia edilen bedelin tanıkla ispat sınırının üzerinde kaldığını, dinlenen tanıkların da bedelin ödendiğine ilişkin beyanda bulunmadıklarını, mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, davacıların tüm taleplerinin reddi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gecikmeli de olsa davacı tarafça yapılan işlem ve yatırılan ücret sonucu oluşturulan kararın hukuken geçerli olduğu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı, ikincil talep olan tazminat istemi tam kabul edildiğinden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, zilyetlik devam ettiği sürece faize hükmedilemeyeceği, tapu iptali ve tescil isteminin reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığı ancak tazminat miktarının belirlenmesinde hata yapıldığı gerekçesiyle davacı ve davalı tarafın bir kısım istinaf taleplerinin kabulü ile bir kısmının esastan reddine, davacı lehine 40.064,72 TL alacağa hükmedilmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilaveten faize hükmedilmemesine itiraz etmiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve 237 nci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
Davacının temyizi bakımından;
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalının temyiz ettiği ve hüküm altına alınan toplam miktar 40.064,72 TL olup 2022 yılı kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Peşin yatırılan harcın istek halinde davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.