7. Hukuk Dairesi 2022/7189 E. , 2024/353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2737 E., 2022/1649 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/119 E., 2019/526 K.
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Siirt ili, Kurtalan ilçesi, ... Köyü, 1137 parsel sayılı taşınmazın, müvekkili ile davalı ... arasında 1/2 hisse payı oranında paylaştırılması gerekirken, sadece davalı adına yapıldığını, müvekkilinin akrabalık ilişkisine dayanan baskılardan dolayı yapılan devire bu zamana kadar karşı çıksa da davalı tarafın müvekkiline hissesini devredeceğini söylediğini, ancak bu zamana kadar devrin gerçekleşmediğini, müvekkiline herhangi bir bedelin de ödenmediğini belirterek taşınmazın davalı adına olan 1/2 hissesinin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmadığı takdirde, taşınmaz bedelinin güncel değerine göre artırılacak şekilde yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmaz ...’a devredilmiş ve davacı vekili tarafından son tapu kayıt malikine karşı tüm talepler yönünden dava yöneltilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili, taşınmazı babasından satış suretiyle devraldığını, davacının taşınmazda kiracı olarak bulunmaktayken kira parasını ödemediği için babası tarafından tahliye edildiğini ve davacının babası ile olan kişisel husumeti nedeniyle dava açtığını, taleplerinin dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, taraflar arasında inançlı işlemin var olduğunu, birlikte ihaleye katıldıklarını, taşınmaz bedelinin yarı parasını davacının verdiğini, tanıklarla da bu hususun ispatlandığını, davalı ...’in kötüniyetli olarak taşınmazı davalı oğlu Cuma ...’ye devrettiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak; davalı ... öldüğünden Bölge Adliye Mahkemesince mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğini ve hükmün eksik taraf teşkiline dayalı olup bu nedenle bozulması gerektiğini ve ayrıca hükümde hesaplanan vekalet ücretinin de fahiş olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
2. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye başka bir anlatımla inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Ancak yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
4. İnanılan tarafından taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde inanan TMK’nın 1023 ve 1024. maddelerine dayanarak tapu iptali ve tescil talebini ileri sürebileceği gibi inanılanın akdi sorumluluğu gereği tazminat isteminde de bulunabilir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!