WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/7166 E.  ,  2024/1185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/389 E., 2022/2207 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/100 E., 2021/160 K.

Taraflar arasındaki sınırdaş tarımsal arazi malikinin açtığı ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 615 sayılı parselin maliki olduğunu, 1752 parsel eski malikinin davalıya 06.06.2018 tarihinde 500.000 TL bedelle taşınmazını sattığını, müvekkilinin bu satıştan haricen haberdar olduğunu, 1752 parselin satış değerinin eski malik tarafından ön alım hakkını engellemek amacıyla yüksek gösterildiğini ve bedelde kasıtlı olarak muvazaa yapıldığını belirterek, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eşinin, müvekkiline dava konusu taşınmazı aslında bağışladığını, fakat tapuda satış olarak gösterildiğini, bu durumda davacının ön alım hakkını kullanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafın iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, tarafların bağıştan ziyade ön alım hakkını bertaraf etmeye yönelik bir devir yaptıkları, davacının sınırdaş komşu olduğu, arazilerin tarımsal arazi oldukları, davanın süresinde açıldığı ve taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri üzerinden ön alım hakkı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, 1752 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;
1. Davacının dava dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazı satın almasındaki amacın ön alım hakkını bertaraf etmeye yönelik muvazaa olduğuna ilişkin bir iddiasının olmadığını,

2. Müvekkilinin taşınmazı devir aldığı eşi ...'e karşı açılan bir dava olmadığını,

3. Ön inceleme duruşmasından sonra sunulan 18.03.2019 tarihli dilekçenin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olup muvafakatlerinin olmadığını,

4. Müvekkiline eşi tarafından satış değil bağış yapıldığını,

5. Müvekkilinin taşınmazı açılmış bir ön alım davası sırasında devir almadığı gibi toplulaştırma işlemlerinin başlayacağının duyurulması üzerine bütün taşınmazların birleştirilmesi için eşi tarafından müvekkiline bağışlandığını,

6. Tapudaki satış bedeli üzerinden karar verilmesi gerektiğini,

7. Mahkemece belirlenecek ön alım bedeli ile dava açılması sırasında gösterilen ön alım bedeli arasındaki fark üzerinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,

8. Davacının hobi amaçlı kullandığı ve tarımsal arazi niteliği bulunmayan taşınmazla dava konusu taşınmaz arasında ekonomik bütünlüğün olmaması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eşi tarafından davalıya yapılan satış işleminin bağış dahi olsa bu devrin ön alım hakkını bertaraf etmeye yönelik olduğu, her iki taşınmazın da tarımsal amaçla kullanıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sınırdaş arazi malikinin açtığı ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davalı ile ona pay satan eşi arasındaki satış ilişkinin bağış mı satış mı olduğu ile ilgilidir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.

2. 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Satıcı ... ile davalı alıcı ..., dosya kapsamında bulunan Aile Nüfus Kayıt Örneğine göre karı-kocadır. Davalı taraf, dava konusu edilen satış işleminin şeklen satış gösterildiğini, aslında başka bir amaca yönelik devir yapıldığını savunmuştur. Mahkemece, tarafların tanıkları dinlenmiş olsa da taraflar arasındaki işlemin gerçek satış niteliğinde mi, yoksa eşler arasındaki başka bir amaca yönelik devir niteliğinde mi olduğu konusunda tanıklara sorular sorulmamış ve bu konuda yeterli araştırma yapılmamıştır.

4. Mahkemece, taraf tanıklarının yeniden celbi ile 27.3.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda, satıcı (koca) ile alıcı (kadın) arasında tapudaki satış olarak gösterilen işlemin gerçek satış niteliğinde mi yahut başka bir amaca yönelik işlem olup olmadığı konusunda sorular sorularak tespit yapılması ve ondan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen karar doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.