7. Hukuk Dairesi 2022/7107 E. , 2024/1455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2312 E., 2022/2252 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/176 E., 2021/587 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın birleştirilen davada davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29308 ada 1 parselde paydaş olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda 26.08.2016 ve 31.05.2016 tarihlerinde paylar satın aldığını, müvekkilinin satışlardan haberdar olmadığını ve ön alım hakkı bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazda davalıya ait tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davacı vekili ile birleştirilen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/359 Esas ve 2018/290 Karar sayılı dosyasındaki davacılar vekili, 27.11.2018 tarihli duruşmada davalı yan ile anlaştığından davayı geri aldıklarını beyan etmiş, bu nedenle davacı ...’in dava dosyası ile ve birleştirilen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/359 Esas, 2018/290 Karar sayılı dosyası tefrik edilmiş ve işbu esas sayılı dosyaya diğer birleştirilen davalar yönünden devam edilmiştir.
II. BİRLEŞTİRİLEN DAVALAR
1. Birleştirilen Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili; davacıların 29308 ada 1 parselde paydaş olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda 26.08.2016 ve 31.05.2016 tarihlerinde paylar satın aldığını, müvekkilinin satışlardan haberdar olmadığını ve ön alım hakkı bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazda davalıya ait tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/387 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili; davacıların 29308 ada 1 parselde paydaş olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda 26.08.2016 ve 31.05.2016 tarihlerinde paylar satın aldığını, müvekkilinin satışlardan haberdar olmadığını ve ön alım hakkı bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazda davalıya ait tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile birleştirilen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/387 Esas sayılı dosyası yönünden, HMK'nın 150 nci maddesinin 5 inci bendi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde taraflardan birinin davayı yenilemediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas sayılı (asıl ve birleştirilen dosyaların tefriki ile Mahkemenin 2018/176 Esas sayılı dosyasında kalan) dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Birleştirilen Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas sayılı dosyası davacıları ... ve ... vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin hak sahipliğinin 21.03.2017 tarihinde değil 11.09.1984 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkillerinin taşınmazı 11.09.1984 tarihinde babaları ... ’dan satış sözleşmesi yapmak sureti ile satın aldıklarını ve kendilerine 2987 sayılı Kanun gereğince tapu tahsis belgesi verilmesi için 29.09.1986 tarih ve 30102 sayılı müracaat formu ile belediyeye başvurduklarını, bu süre içinde de taşınmaz için müvekkillerinin bina vergilerini ödediklerini, ancak belediye tarafından yasal süre içinde işlemler tamamlanarak tapu verme işleminin yapılmadığını, ancak 07.03.2017 tarihinde tapu belgesi verildiğini, Mahkemece ön alım bedelinin depo edilmesine karar verildikten sonra davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yasal ön alım hakkının paya bağlı bir hak olduğu ve paylı mülkiyetin oluşması ile doğduğunun gözardı edildiğini, Çankaya Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 32808489-756.01 sayılı dosya kapsamı değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Ön alım hakkı; paylı mülkiyete tâbi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
2. Türk Medeni Kanunu'nun 734 üncü maddesi uyarınca ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.
3. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
4. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!