7. Hukuk Dairesi 2022/7065 E. , 2024/449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2418 E., 2022/2631 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2022/221 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline adına kayıtlı, dava konusu 111 ada 123 parsel sayılı taşınmazına davalı tarafından müdahale edildiğini, yaklaşık 2 dönüm kadar alana pırasa, domates ekili olduğunu, taşınmazı kendi taşınmazı gibi traktör geçirip kullandığını, hayvanlarını salıp otlattığını ve taşınmazdaki müvekkiline ait ekili alanlara zarar verdiğini ve taşınmazdan istifade etmesine de engel olduğunu, uyarılara rağmen karşı tarafın müdahalelere devam ettiğini, zarar ziyana, verim kaybına ve dolayısıyla gelir kaybına yol açtığını, davalının yaptığı müdahalenin Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/29 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, tespit raporunda B ile gösterilen yerde 1.100 metrekare kısmında pırasa fidanları dikili olduğu, C ile gösterilen yerde 950 metrekare kısmında domates fidanları dikili olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek müdahalenin önlenmesinine, 1.000,00 TL ecrimisilin fazlaya dair haklarının saklı kalmak üzere davalının ekip biçmeyi bıraktığını beyan ettiği 11.10.2019 tarihli keşif tutanağı tarihinden başlamak ve hesaplamak üzere davalıdan alınarak yasal faiziyle birlikte taraflarına verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillerden dava konusu taşınmaza ...'nın babası, davalı ... adına yahut ortak ekimleri nedeniyle el atmadığı, kendi adına kullanımı bulunduğu ve haksız el atmanın ... tarafından gerçekleştirildiği gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece davalı tarafından süreler geçtikten sonra yapılan iddia ve savunmanın genişletilmesi itirazlarının kabul edilmeyerek karar verildiğini, yapılan keşifte davalının oğlu ...'nın, babası davalıyı sorumluluktan kurtarmak ve davayı husumet yönünden reddettirmek için kendisinin yanlışlıkla tarlayı ektiğini beyan ettiği, daha önceki beyanlarının buna tamamen zıt olduğunu, davalı ... tarafından, davacı müvekkilin taşınmazına müdahale edilip, yaklaşık 2 dönüm kadar alana sebze ekildiğini, taşınmazı kendi taşınmazı gibi traktör geçirip kullandığını, hayvanlarını salıp otlattığını ve taşınmazdaki davacı müvekkile ait ekili alanlara zarar verdiği gibi kullandığı alanlar nedeniyle taşınmazdan istifadesine de engel olduğunu, gösterilen delillerin sebepsiz olarak reddedildiğini, emsallerin incelenerek bilimsel verilere uygun denetime elverişli ecrimisil hesabını içeren bilirkişi raporu alınması gerekirken, hükme elverişli olmayan rapora dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasa'larla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafından taşınmaza tecavüzde bulunulduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!