WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/7055 E.  ,  2024/450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1308 E., 2022/1562 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/156 E., 2021/124 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 125 ada 7 parsel, 130 ada 3 parsel, 145 ada 230 parsel 167 ada 26 parsel, 191 ada 5 parsel, 176 ada 38 parsel, 212 ada 53 parsel, 145 ada 217 parsel, 132 ada 163 parsel, 134 ada 173 parsel, 176 ada 51 parsel ve 211 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarda iştirak halinde malik olduğunu, taşınmazların davalı tarafından işgal edildiğini, sözlü ihtarlara rağmen işgalin devam ettiğini belirterek, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin bir taşınmazı kiralayarak kullandığını, başkaca bir kullanımının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan 211 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir ev bulunduğu, bu evi davalının kullanmadığı, yine köy yerindeki küçük parsel olan 212 ada 53 parsel sayılı taşınmazın boş halde olduğu, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, davalının bu taşınmazı ekip biçmediğinin tanık ifadeleri, davalının beyanı ve keşif mahallinde yapılan gözlem ile belirli olduğu, bu taşınmazlara yönelik davalının müdahalesi olmadığı, yine 130 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dinlenen tanık beyanına göre davalının ekip biçtiği yerlerden olmadığı gerekçesiyle bu parseller bakımından davanın reddine; 125 ada 7 parsel, 145 ada 230 parsel, 167 ada 26 parsel, 191 ada 5 parsel, 176 ada 38 parsel, 145 ada 217 parsel, 132 ada 163 parsel, 134 ada 173 parsel, 176 ada 51 parsel sayılı taşınmazları davalının ekip biçtiğini kabul ettiği, tanık anlatımlarının da bu durumu doğruladığı, davalının, her ne kadar; “...125 ada, 7 parsel sayılı taşınmazı 4 yıl ara verdikten sonra bu sene ektim. 4 yıldır ekmedim…” şeklinde beyanda bulunmuşsa da dava tarihi itibarıyla bu taşınmaza yönelik müdahalesinin olduğu açık olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, sonradan sunmuş olduğu dilekçesinde dava konusu taşınmazları davacı taraftan kiralayarak kullandığını belirttiği ancak 2019 yılı Ağustos ayında kira ilişkisinin sonlandığını da ifade ettiği, davacı tarafın da savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini beyan ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu taşınmazlara yönelik yasal olmayan bir kullanımının bulunmadığını, taşınmazlarda 1/2 oranında pay sahibi olan kardeşi ... ile babası ... arasında 1988 yılında noter huzurunda taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, ...’nın, kendisine ait hisselerin kullanımını ... ’ne devrettiğini, 1990 ve 2019 yılları arasında ise davaya konu taşınmazın kendisi tarafından tarımsal üretim amaçlı kullanıldığını, babası ... ile arasında da 1989 yılında kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 1995 yılına dek uzatıldığını, sona ermemesiyle birlikte süresiz hale gelen kira sözleşmesinin, ... 'nün ölümünün ardından davacı ile aralarında devam ettiğini, 26.08.2019 tarihinde taşınmaz kira bedeli olarak 4875 TL yatırdığını, 2019 yılında davacı tarafından usulsüz olarak ikinci bir kira sözleşmesi ile taşınmazın üçüncü kişi Köksal Yalçın'a kiralandığını, tarafınca ...’dan kiralanan ve 43 yıldır tarımsal üretim amaçlı kullanılan, ekilip biçilen ve böylelikle verimli hale gelen taşınmaz, 2019 yılında ...’ın Av.... ’e vermiş olduğu vekalet doğrultusunda usulsüz olarak ikinci kez Köksal Yalçın’a kiralanmış olup, bu durumda hakları zedelenen ve zarara uğrayan kişinin kendisinin olduğunu, taşınmaza ilişkin usulsüz kullanımı ya da müdahalesinin bulunmadığını, ayrıca Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hakkında verilen beraat kararının da dava konusu taşınmazlara ilişkin haksız bir müdahalesinin olmadığını doğruladığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazlarda davacının paydaş olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,

davacının TMK’nin 693/son ve 701 ve 702/son maddelerine göre mutlak el atmanın önlenmesine yönelik talepte bulunması karşısında yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle verilen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.