WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/7032 E.  ,  2024/477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2348 E., 2022/1771 K.
KARAR : Davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/619 E., 2021/106 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/04/2021 tarih ve 2017/619 Esas 2021/106 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.b.2 nci maddesi gereği kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, A harfi belirtilen (113,00 m2) ve B harfi ile belirtilen (57,00 m2) yapıların kâl'ine,15.730,18 TL ecrimisil alacağından 3.932,54 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ...'e, 2.949,41 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ...'e,
2.949,41 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ...'e, 2.949,41 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ...'a, 2.949,41 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 189 ada 8 parsel sayılı 618,00 m2 yüzölçümüne sahip tapulu taşınmaza davacının hisseli malik olduğunu, davalının müvekkillerinin veya miras bırakanlarının rızası olmaksızın uzunca yıllar haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın taşınmazı tel örgü ve bilimum materyallerle çevrelediğini, taşınmazın içerisine satış mahalli adı altında ofis ve depo inşa etmek sureti ile taşınmaza müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, taşınmaza yapılan el atmanın önlenmesine ve taşınmazın eski haline getirilmesine, haksız kullanıma ilişkin olarak dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı koşuluyla 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

26.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 23.149,81 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacılar ve davalı şirketin kira sözleşmesi akdetmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı firmanın ... çocuklarından ...'nin kızı ... 'ın eşine ait bir firma olduğunu, her ne kadar davacılar ile davalı firma sahibinin eşi arasında paydaşlık ilişkisi mevcut ise de davacılar ile davalı arasında bu tarz bir ilişkinin söz konusu olmadığını, sunulan kira sözleşmesinde pay ve paydaş çoğunluğunun bulunmadığından bu kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacıların davaya konu taşınmazda kök murisleri ...'in vefatı üzerine mirasçı oldukları dikkate alınarak murisin ölüm tarihinden itibaren ecrimisil talep edebileceklerini" gerekçe göstererek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Kira sözleşmesinin değerlendirilmemesinin; davalı şirketin davaya konu taşınmazın tamamını kullanmadığı bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile de sabit olduğu halde; davalı şirketin dava konu taşınmazın bir kısmını kullandığı hususları göz ardı edilerek ecrimisil talebi ile taşınmazın tamamı üzerinden meni müdahale talebinin kabulünün; davacıların murisinin taşınmazın hissedarı olduğu ve hükmedilecek vekalet ücretinin de davacıların hissesi oranında ve kullanılan taşınmaz oranında olacağı hususlarının gözetilmemesinin, davaya konu taşınmazın tamamının değeri üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişisi raporunda; taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığını, binaların bir kısmını diğer komşu parsellere taştığının belirtildiği, dava konusu taşınmazda davacıların paydaş olduğu, davalı şirketin payının bulunmadığı, davacıların ... çocuğu ...'in eşi ve çocukları olduğu, davalı firmanın ise ... çocuklarından ...'nin kızı, ... Kulptakan'ın eşine ait firma olduğunu, şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunu, taşınmazda payı bulunmaması nedeni ile taraflar arasında paydaşlık ilişkisi olduğundan söz edilemeyeceği, davacıların üçüncü kişi konumunda bulunan davalı şirkete karşı men'i müdahale ve payları oranında ecrimisil talep etme hakları olduğu, davalı firma ile ... arasında yapılan kira sözleşmesinin pay ve paydaş çoğunluğu bulunmadığından geçerli olmadığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın tamamının firma tarafından kullanıldığı, kullanımın haklı bir nedene dayanmadığı, tamamı için meni müdahale ve davacıların payı oranında ecrimisile hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak dava değeri üzerinden harç ve ücreti vekaletin hatalı hesaplandığı, meni müdahale ve ecrimisil bedelinin toplamı olan 633.730,18 TL üzerinden alınması gereken harcın 43.290,11 TL olması gerekirken 44.062,35 TL olarak hesaplandığı, yine ücreti vekalet miktarının 48.736,51 TL olması gerekirken 49.301,76 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplere ek olarak; dosyada bulunan bilirkişi raporu ve dinlenen taraf tanıklarının huzurda alınan yeminli beyanlarından da anlaşıldığı üzere, davalı şirketin raporda A ve B harfli yerleri kullandığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin bu dava değeri üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalı şirketin taşınmazın tamamını kullandığı kabul edilse dahi, dosyaya sunulan Yargıtay Kararları ışığında, davacıların murisinin de taşınmazın hissedarı olduğu ve bir kısım hissedar davacıların men'i müdahale talebi yönünden; hükmedilecek vekalet ücretinin de; davacıların hissesi oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.