WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/6975 E.  ,  2024/413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1794 E., 2022/1421 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2005/79 E., 2022/299 K.

Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, tarafların müşterek malik oldukları yerde bulunan kaynak suyundan 1986 yılında kaptajla su ihtiyacı için müvekkilinin boru döşeyerek evine kadar suyu getirdiğini ancak üst kısma davalıların kazı yaptığını ve bu şekilde kaptajına akan suyun kesildiğini belirterek davalıların el atmalarının önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde özetle; kendi tarlalarından çıkan suyu DSİ'nin yaptırmış olduğu kaptaj ile yaşadıkları Horozlar Mahallesindeki 25 haneye getirdiklerini, davacının suyun çıktığı tarla ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının bu köyün ... Mahallesinde oturduğunu ve DSİ tarafından su getirildiğini, davacının su ihtiyacının bulunmadığını, davacının geceleyin kendilerine ait kaptaja girerek kendisine su almak için boru döşediğini, bu şekilde kendi sularının kısmen kesilmesine neden olduğunu, başka bir yerden su temin imkanlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu suyun genel su niteliğinde olduğu, davacının işbu su kaynağı haricinde KÖYDES kapsamında gelen sudan yararlandığı, bu yararlanma sebebiyle davalılardan daha fazla miktarda su kullanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının eksik inceleme ile ve hatalı olarak verildiğini, toplanan delillerden davaya konu kaptajın müvekillerinin murisi tarafından yaptırıldığının sabit olduğunu, kaptajın davacıya ait parselde bulunduğunu, suyun genel su olmayıp özel su olduğunu, davalıların elatmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, tarafların davaya konu suya olan ihtiyaçları davaya konu kuyuların birbirini etkileme oranı davalının kuyusunun kapatılması durumunda suyun eski seviyesine gelip gelmeyeceği hususunun bilirkişi raporu ile tespit edilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2007 yılındaki tesis kadastrosu ile tapulu hale gelen 115 ada 271 numaralı parseldeki kaynak suyunun olduğu yerde davacının 1986 yılında kaptaj yapmak ve boru döşemek suretiyle içme suyu ihtiyacı için su temin ettiği, ancak öncesinde 1982 yılında ise davalıların kendi mahalleleri olan ... Mahallesi’ne su ihtiyacı için kaptaj yaptğı ve DSİ’den yardım aldığı, davacının ikamet ettiği mahallenin ... Mahallesi olduğu, bilirkişi raporlarına göre dava konusu suyun genel su niteliğindeki kaynak suyu olup davacının davalılara oranla daha fazla suya ihtiyacı olduğunu ispatlayamadığı, davacının oturduğu mahallede mevcut su ihtiyacını giderebilecek su şebekesi bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 718, 756 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.