7. Hukuk Dairesi 2022/6914 E. , 2024/462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/220 E., 2022/1407 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/240 E., 2019/501 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ... adına kayıtlı 103 ada 83 parsel sayılı taşınmazda muris hissesine Suriye uyruklu olduğundan Diyarbakır Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünce 24.04.1996 tarihinde 1062 sayılı Yasa gereğince şerh konulduğunu, murisin 12.11.1933 yılında Türk vatandaşlığından çıkartıldığını, kök parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/567 E. 2014/128 K. sayılı şerhin terkinine ilişkin dosyada davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, ancak sehven revizyon görüp yeni numara alan dava konusu taşınmazın gerekçeli kararda yer almadığını belirterek, Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mah., 103 ada 83 parsel sayılı taşınmaz kaydında bulunan şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şerhin yasadan kaynaklandığını ve terkinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/567 E. ve 2014/128 K. sayılı dosyasıyla bir kısım taşınmazlar üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu davaya konu parselin kök parselleri hakkında açılan davanın Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/567 E. sayılı dosyasıyla kesinleştiği, keza vatandaşlıktan çıkarılmanın kişiyi miras hakkından mahrum bırakmayacağı, ayrıca vatandaşlıktan çıkartılan kişilerin mallarının Hazinece tasfiye edileceğine ilişkin Türk Vatandaşlığı Kanunundaki hükümlerin Türkiye'ye dönemeyen kişinin hukukunu korumak için öngörülen bir tedbirden ibaret olup, hiçbir şekilde müsadere veya cezai nitelik taşımayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103 ada 83 parsel sayılı taşınmazdaki davacının murisi ... oğlu ...'nun hissesi üzerinde bulunan ''Hissesi 1062 sayılı Yasa uyarınca Hazinece el konulmuştur.'' şeklindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;
1. Görevli yargı yerinin İdare Mahkemeleri olduğunu,
2. Tapudaki şerhin yasadan kaynaklandığını, murisin Suriye uyruklu olduğunu, bu nedenle şerhin kaldırılmasının yasal olarak olanaklı olmadığını,
3. Delillerin usulüne uygun toplanmadığını ve eksik araştırma yapıldığını,
4. Davanın kabulüne ilişkin karar ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
5. Resen gerekli hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilamın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki 1062 sayılı Yasa gereğince konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1009, 1010 ve 1011 inci maddelerinde tapu kütüğüne şerh verilecek haklara ilişkin düzenlemeler yapılmış, ancak bazı özel kanunlarda da aynı konuda hükümler getirilmiştir. Şerhler genellikle kütüğe kişisel hakların kuvvetlendirilmesi, malikin temlik hakkının kısıtlanması, temlik hakkının yasaklanması veya geçici şerhin tapu kütüğüne yazılması şeklinde işlem görür.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki itirazların reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı murisi Ferit DV 02.12.1933 gün 212-96 sayılı kararı ile kendi iradesi dışında Türk vatandaşlığından ıskat edilmiştir.
Vatandaşlık Kanunu 25 inci maddesinde Türk vatanına bağlılıkta bağdaşmayan eylemler Türk vatandaşlığını kaybettirme sebebi sayılmıştır.
Kaybettirme nitelik olarak cezaidir. Kendi iradesi ile vatandaşlıktan çıkmaktan farklıdır. Bu kararla birlikte kişi yabancı muamelesine tabi tutulur. Miras ve gayrimenkul haklarından mahrum olur ve Türkiye'deki mallarına Hazinece vaziyet edilir. Hazinece tasfiyeye gidilir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında 23 Haziran 1939 tarihinde arazi meselelerinin hali için bir anlaşma yapılmış, Suriye Hükümetinin 27 Eylül 1958 tarihinde tarım reformu kanunu ile Türklerin topraklarını ellerinden alınca bu kez Türk Hükümeti 1062 sayılı Mukabelei Bilmisil Kanunu'na dayanarak 01.10.1966 tarih ve 6/7104 sayılı kararname 1 inci maddesi ile Suriyelilerin Türkiye'deki taşınır ve taşınmaz mallarına vaziyet edilmiştir.
Daha sonra 12.12.1972 tarihinde Şam'da imzalanan ve 24.02.1976 tarih 1937 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında Emlak Sorunlarının Çözümlenmesine Dair Sözleşme Eki Protokol Bakanlar Kurulunca 28.02.1983 günlü 83/6123 sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı murisi 1976 yılında Suriye vatandaşı olmuştur. Bu tarihe kadar vatansız kaldığı söylenmektedir. Şerh 1966 yılında konulmuş olması davacı murisinin Suriye uyruklu olmayıp Türk vatandaşlığından -ıskatına- ilişkin olup şerhin terkinini sağlayan bir Kanun yoktur. Suriye Arap Cumhuriyeti ile yapılan sözleşme kapsamında da addedilemez. Bu durumda talep ancak tasfiyeye ilişkin olabilir. Vatandaşlık yasası gereği konulan şerhin mirasçılarının Türk vatandaşı olduğu gerekçesi ile kaldırılması kamu düzenine aykırı bir sonuç doğuracaktır.
Bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmadığıma ilişkin azınlık oyumdur.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!