WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/6838 E.  ,  2024/300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2735 E., 2021/1660 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/221 E., 2019/425 K.

Taraflar arasındaki ön alım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 11.10.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de davalının temyiz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde tapuda gösterilen bedelden çok daha yüksek bedele taşınmazı satın alındığını ileri sürdüğü, 13.11.2018 tarihli dilekçesinde davalı vekilinin gerçek satış değerini 190.000,00 TL olarak açıkladığı anlaşıldığından temyize konu edilen miktarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 190.000,00 TL’nin üstünde olduğu, temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 11.10.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu taşınmaza komşu parsel konumundaki 1078 parsel sayılı taşınmazın tamamının 68.000,00 TL bedel ile davalıya satıldığını, her iki parselin birleştirilmesi halinde tarımsal faaliyetten elde olunacak kişisel ve kamusal faydanın artacağını, davanın kabulü ile şufa bedelinin mahkeme nezdinde depo edilmesi suretiyle 1078 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı müvekkili adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarla vasfında olan taşınmazın müvekkili tarafından, Afyon ilindeki tüm varlıkları satılarak 14.12.2016 tarih ve 18431 yevmiye No.lu satış işlemi ile tapuda 68.000,00 TL satış gösterilmek suretiyle parselin tamamının satın alınmasından sonra davacıya kiraya verildiğini, davacının satışı bildiği halde, müvekkili ile 3 yıllık yazılı kira sözleşmesi yaptığını ve satıştan 1,5 yıl geçtikten sonra ön alım davasını açarak, hakkını kötüye kullandığını, dava konusu gayrimenkulün tapuda gösterilen bedelden çok daha yüksek bedele alındığını açıklayarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili davalıya taşınmazın kiralandığını, davalının her şeyi bildiğini, dava konusunun değeri tapu satışında düşük olsa da sonradan bu yanlışlığı müracaat edip vergisini arttırdıklarını, 5403 sayılı Yasa'nın 8/i maddesinin yürürlükten kalktığını belirtmiş, kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ayrıca fiilen taksim edilen taşınmazlarda ön alım hakkının kullanılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda taşınmazların sınırdaş olduğu, tarımsal bütünlüğün de mevcut olduğu belirtilmiştir. Davalının bedel konusunda kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığı, davalı tarafından taşınmazın kiralanmasının ön alım hakkı için engel olmadığı açıklanmıştır.

2. Her ne kadar dava dilekçesinde harca esas değer 68.000,00 TL olarak gösterilmiş ve kararda davanın kabulüne ve tapu + masraflar toplamı 62.574,50 TL'nin davalıya ödenmesine denmiş olup, resmi senetle satış bedeli 60.000,00 TL, tapu harcı 1.200,00 TL döner sermayede de 174,50 TL ise de istinaf edenin taraf sıfatı ve istinaf sebeplerine göre bu hususun kararı kaldırılması için sebep teşkil etmediği kanaatine ulaşılmıştır .

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı ... 29.04.2021 tarihinde vefat etmiş, davalı mirasçıları ... ve ... vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalı ...'in 29.04.2021 tarihinde vefat ettiğini, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğunu, katılanların beyanının alınmadığını, dava değeri objektif olarak tespit edilmeden ve bu değer üzerine dava harçları tamamlatılmadan davanın sonuçlandırıldığını, davanın açıldığı tarihde bile temyiz sınırı üzerinde olan bir davada davalının temyiz hakkının engellendiğini, komşu parsel ön alım hakkının kaldırılmasının yasal gerekçesinin mahkemece dikkate alınmadığını, davalının taşınmaz için yaptığı ödemelere ilişkin banka kayıtlarının dikkate alınmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun değişik “Önalım hakkı” kenar başlıklı 8/İ maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.10.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.