WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/659 E.  ,  2023/3354 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 198 ada 18 parsel sayılı taşınmazı 22.12.2014 tarihinde satın aldığını, yapılan araştırmada davalının taşınmaza ev yaptığını tespit ettiğini, defalarca ihtar etmesine karşın davalının taşınmazı boşaltmadığını belirterek davalının taşınmaza olan müdahalesinin men’ine, muhdesatın kal'ine ve 1.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili ve dahili davalı vekili davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait 18 No.lu parselin sınırının belirsiz olduğunu, belirlenmesi halinde teslime hazır olduğunu belirttiğini, davacının kötü niyetle dava açtığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, hukuka aykırı bir müdahale olmadığını, bedelin fahiş belirlendiğini, kal talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda kiracı olduğunu, daha önce 18 parselin de kiracısı olduğunu, bu nedenlerle davaların reddi gerektiğini, ecrimisil miktarı ve hesaplama şekline itirazları olmasına karşın değerlendirilmediğini, müvekkilinin dava açılmasına neden olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, binanın diğer davalıya kiralandığını, kurumla ilgisinin olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “...davacının malik olduğu taşınmaza müdahalenin olduğunun sabit olduğu, davalının dava konusu yeri kiraladığı, davacı aldıktan sonra taşınmazı tahliye etmesini talep ettiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonra kullanımın haksız olduğu, kullanımın kötü niyetli olduğu, davalının teslime hazır olduğuna ilişkin beyanının tek başına yeterli olmadığı, davanın niteliği gereği dava açıldıktan sonra keşfen durumun tespit edildiği, davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, dahili davalının malik olduğu taşınmazı davalıya kiraladığı, kal talebi olduğu, bu nedenle dahili davalıya husumetin yöneltilmesinin ve yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı…” gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait 18 No.lu parselin sınırının belirsiz olduğunu, belirlenmesi halinde teslime hazır olduğunu belirttiğini, davacının kötü niyetle dava açtığını, davalının iyi niyetli olduğunu, hukuka aykırı bir müdahale olmadığını, bedelin fahiş belirlendiğini, kal talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin 15 ve 16 parselde kiracı olduğunu, daha önce 18 parselin de kiracısı olduğunu, bu nedenlerle davaların reddi gerektiğini, ecrimisil miktarı ve hesaplama şekline itirazları olmasına karşı değerlendirilmediğini, müvekkilinin dava açılmasına neden olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, binanın Vakıflar Genel Müdürlüğünce diğer davalıya kiralandığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yanılgılı olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki; mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve dahili davalı vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine,

Dahili davalıdan onama harcı peşin alındığından yenide alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.