7. Hukuk Dairesi 2022/655 E. , 2023/2604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin geç terkin edilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, davalının üçüncü kişiden olan alacaklarının teminatı olarak davalı lehine, 04.10.2007 tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli azami meblağ ipoteği tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı tarafından, Milas 1. İcra Müdürlüğünün 2010/3800 Esas sayılı dosyası ile 26.03.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya 3.000.000,00 TL ödeme yapması üzerine dosyanın 16.02.2016 tarihinde kapandığını, buna rağmen davalının ipoteği terkin ettirmediğini, müvekkilinin 22.03.2016 tarihinde Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/219 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin terkini davası açtığını, yapılan yargılama sonunda mahkemece, 09.02.2017 tarihli ve 2017/117 Karar sayılı karar ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiğini, davalı tarafından 01.03.2017 tarihinde ipotek terkin edilmiş ise de müvekkilinin 16.02.2016 - 01.03.2017 tarihleri arasında taşınmaz üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamadığından maddi ve manevi zarara uğradığını, taşınmazını satamadığı gibi değerinde kiraya da veremediğini, ipotek nedeniyle borçlu olmadığını ispatlamak için şahsi bilgilerini ve ticari belgelerini üçüncü kişilere göstermek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek konusu borcun 2008 yılında doğmuş olup sadece ana para borcunun 3.075.766,91 TL olduğunu, davacının borcunu geciktirerek ihale günü olan 16.02.2016 tarihinde 3.000.000,00 TL ödeme yaptığını, limit ipoteği söz konusu olduğundan yapılan ödeme ile icra dosyasının kapandığını, ancak davacının 604.700,00 TL ve 66.000,00 TL tutarındaki borçların hem ipotek vereni hem de müteselsil borçlusu olarak sorumluluğunun devam ettiğini, maddi ve manevi tazminat unsurlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar ipoteğin fekkine karar verilmiş ve 01.03.2017 tarihinde ipotek terkin edilmiş ise de davacının sahibi olduğu dava dışı .... ile davalı şirket arasında halen ticari bir ilişki bulunduğu, davacının sahibi olduğu şirketin doğmuş ve doğacak borçlarından dolayı maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotek tesis ettirdiği, bu itibarla ipoteğin müspet ve menfi neticelerini ipotek tesisi ile birlikte kabul etmiş olduğu, kaldı ki tapu kayıtlarında tesis edilen ipoteğin taşınmazın satışı dışında malikin tasarrufuna engel teşkil etmediği, davacının sahibi olduğu dava dışı şirketin de Antalya 2. İflas Müdürlüğünün 2008/1 sayılı dosyası ile müflis durumda olduğu, bu nedenle davacı tarafın ticari itibarında bu işlemden kaynaklı bir zedelenme olmasının mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; talep dışında ve dava konusuyla ilgisi bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini, fabrika alanında bulunan taşınmazın kiraya verilemediği gibi ipotek ile yüklü olduğundan gerçek değeri üzerinden de satılamadığını, mahkemece, kira değerinin tespiti amacıyla araştırma yapılmasına karar verilmiş ise de gelen müzekkere cevaplarının değerlendirilmeye alınmadığını, mahrum kalınan kâr hesabının yapılabilmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ve SPK lisanlı bir değerleme şirketi eşliğinde mahallinde keşif yapılması taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini,
2. Davalı tarafça ipoteğin kasıtlı bir şekilde kaldırılmadığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verilerek iş ve ticaret hayatında zarara uğratıldığını, tacirin iş yaptığı piyasa çevresinde uyandırdığı güvenin sarsılmasının ve oluşturduğu iş adamı imajının zedelenmesinin manevi tazminat talebinin kabulü için yeterli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından, ipoteğin terkini koşulunun oluştuğu ve borcun ödendiği 16.02.2016 tarihi ile ipoteğin terkin edildiği 01.03.2017 tarihleri arasında uğranılan maddi ve manevi zararın davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, ipoteğin geç terkini nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu ipoteğin geç terkin edilmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasının ispatlanıp ispatlanamadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!