7. Hukuk Dairesi 2022/6521 E. , 2024/2215 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1136 E., 2022/1542 K.
DAVA TARİHİ : 11.01.2011
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine
TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, fer'i müdahiller vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/207 E., 2018/399 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve davacı yanında fer'i müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı yanında fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili; müvekkillerinin her birinin 1/8 oranında paydaşı oldukları, 3096 ada 130 parselde kayıtlı taşınmazda, müvekkillerinin yengeleri müteveffa ...'ya ait 1/2 hissenin 18.08.2010 tarihinde davalı tarafından satın alındığını, hissenin satışının davalı tarafından müvekkillerine bildirilmediğini, TMK'nın 732 ve devamı hükümlerinden kaynaklanan şuf'a hakkını kullanmak istediklerini ve bedeli masrafıyla ödemeye hazır olduklarını ileri sürerek; davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin müvekkilleri adına eşit olarak tapuya tescilini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahiller..., ... vekili; müvekkillerinin, satıcı ...'nun vasiyet alacaklısı olduklarını, satıcının esasen satış iradesinin olamayacağını, bu nedenle davacı yanında davaya müdahil olmak istediklerini ileri sürerek, davanın kabulünü istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini 18.08.2010 tarihinde satın aldığını, söz konusu satıştan davalıların ve diğer paydaşların haberlerinin olduğunu, müvekkilinin tapuda 1/2 hisseyi satın alırken intifa hakkını 80.000,00 TL kuru mülkiyetini ise 40.000,00 TL'den satın aldığını, bu değer üzerinden harcın tamamlatılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ GERİ ÇEVİRME KARARI
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince 23.03.2017 tarih ve 2011/18 Esas, 2017/112 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, dava konusu 10 No.lu bağımsız bölümün davalı üzerine kayıtlı 1/2 payının tamamen iptali ile eşit oranda davacılar adına tesciline, depo edilen 81.552,50 TL şuf'a bedelinin fer'ileri ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve fer'i müdahiller vekili tarafından istinaf edilmiş, davacı asil istinaf yoluna başvurmamıştır.
Hükmün istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 15.02.2018 gün ve 2017/2026 Esas, 2018/275 Karar sayılı istinaf kararı ile; "Davacıların, dava değerini 40.000TL gösterip bu miktar üzerinden davalarını harçlandırdıkları, önalım bedeli 81.552,50 TL üzerinden mahkemece depo kararı verildiği, bakiye 41.552,50 TL üzerinden hesaplanacak eksik harcın davacılara tamamlattırılmadığı ... somut uyuşmazlıkta yerel mahkemece, anılan yasanın 30. maddesi uyarınca işlem yapılması yerine davanın esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden bu hususun re'sen dikkate alınmasının zorunlu olup bu yönden eksik ve hatalı olmakla kararın kamu düzenine aykırılık nedeniyle re'sen kaldırılması gerektiği" gerekçeleriyle dava dosyasının Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; "... Mahkemenin ilk hükmünün sadece davalı tarafça istinaf edildiği, (davacı asil tarafından istinaf edilmediği), bu durumda davalı aleyhine olacak şekilde yeniden hüküm kurulamayacağı, 40.795.00 TL şufa bedeline hükmedilmesinin davalının aleyhine olacağı, şuf'a bedeli 40.795.00 TL olarak tespit edilmesine rağmen usuli müktesep hak ve aleyhe hüküm kurma yasağı ilkeleri nedeniyle ilk derece mahkemelerince yeniden kurulacak hükümlerde aleyhe bozma yasağına dikkat edilmesi, bu nedenle istinaf öncesi belirlenen 81.552.50 TL şuf'a bedeline hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle; "davanın kabulüne;
- İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, 3096 ada, 130 parseldeki 50/1040 arsa paylı, 10 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptaline,
-Davacılar adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline,
-Depo bedeli olan 81.552,50 TL nin karar kesinleştiğinde fer'ileri ile birlikte şuf'a bedeli olarak davalıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı yanında fer'i müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili; dava konusu daireyi 18.08.2010 tarihinde 120.000,00 TL bedelle satın aldığını, müdahil ...'ın Mahkemece fer'i müdahil olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, ön alım bedelinin de eksik belirlendiğini, satış bedelinin intifa hakkıyla beraber 120.000,00 TL olduğunu, müteveffa ...'nun 4/8 kuru mülkiyet payını 18.08.2010 tarihinde 40.000,00 TL bedelle ...'a devrettiğinin sabit olduğunu, ayrıca yine taşınmazın tamamı üzerindeki intifa hakkını da 18.08.2010 tarihinde 80.000,00 TL bedelle devrettiğini, bu durumda müteveffanın davalı müvekkil ... ve diğer 4/8 hisse sahibi davacılar lehine feragat ettiğinin sabit olduğunu, yerel Mahkemenin 40.000,00 TL'yi ön alım hakkının dışında tutmuş olup davacı vekilinin 01.11.2011 tarihli celsedeki beyanının hiç nazara almadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Fer'i müdahiller , ... vekili; müvekkillerinden ...'ın, dava konusu taşınmazda müteveffa ...'ya ait 1/2 hissenin vasiyet lehdarı olduğunu, diğer müvekkili ...'ın ise mütevveffanın mirasçısı olduğunu, mütevveffa ...'nun eşinin ölümü nedeniyle ½ hissesine sahip olduğu dava konusu gayrimenkulle ilgili olarak vasiyet lehdarı müvekkilini ve diğer mirasçı müvekkilini de aradan çıkararak, satışın gerçek değil muvazaalı olduğunu bildikleri halde taşınmazın diğer yarısına da sahip olmak maksadıyla hukuki dayanaktan yoksun davayı açtıklarını, mütevveffanın çok yaşlı olup muvazaalı işlem yaptırmak üzere mütevveffayı yönlendirdiklerini, yarı hissesine sahip oldukları evde müvekkilinin vasiyetname lehdarı olduğunu bildikleri halde tamamına sahip olmak üzere hareket ettiklerini, müvekkilinin annesi/müdahil ...'ın mütevveffanın yaşayan mirasçısı olduğunu, müvekkilleri ..., ...'ın davacının yanında asli müdahil olduğunun açık olduğu halde Mahkemece bu yönden bir araştırma yapılmadığını, müvekkillerinin davaya müdahaleleri dikkate alınarak gerek ceza, gerekse tapu iptali ve tescil davalarının sonuçlarının bu davada beklenmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkilleri yönünden bir karar verilmemiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin incelenmesinde; "...Pay satışına ilişkin resmi senedin tarafı olan davalının bedelde muvazaa iddiasının, resmi senet karşısında dinlenmeyeceği, davalının bedelde muvazaa iddiasına yönelik olarak tanık, keşif, bilirkişi vs. delillere dayanamayacağı, pay satışına ilişkin resmi senedin tarafı olan davalının bedelde muvazaa iddiasının resmi senet karşısında dinlenmeyeceği, davalının resmi senette yazılı önalım bedelinin 120.000,00 TL. olduğuna ilişkin savunmasının ve bedelde muvazaaya ilişkin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, HMK 'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusnun esastan reddi gerektiği;
Fer'i müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; "...6100 sayılı HMK. 66-69 maddelerindeki düzenlemeye göre; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar fer'i müdahil olarak davada yer alabileceği, müdahale talebinin kabulü halinde, müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği, müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verilebileceği, dava sonucunda verilecek hükmün üçüncü kişinin hukuki durumunu dolaylı biçimde etkilemesi söz konusu ise, üçüncü kişinin; taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı sıfatıyla davaya katılabilmesine olanak tanındığı, derdest bir davanın her aşamasında o davaya katılmada hukuki yararının bulunduğunu iddia edebilen ve bu iddiası yargı yerince kabul edilerek davaya katılan üçüncü kişinin yanında katıldığı tarafın yardımcısı olduğu, taraf sıfatı bulunmadığı için de kendisine yönelik biçimde hüküm oluşturulamayacağının açık olduğu, müdahilin tek başına hükmün icrasının isteyemeyeceği, kanun yollarına başvuramayacağı, son olarak, fer'i müdahale talebinde bulunanların, davaya katılmasında hukuksal yararı bulunması gerektiği, buna ilişkin somut dayanaklar gösterilerek hukuki yararın mevcut olup olmadığının saptanması gerektiği, somut olayda; müdahale talebinde bulunanların ..., ... dilekçelerinde kimin yanında yer almak istediklerini dilekçelerinde belirtmedikleri, istinaf başvuru dilekçelerinde ise fer'i müdahale talebinde bulunduklarını tekrar ettikleri, mahkemenin, müdahale talebinde bulunan vekillerine, kimin tarafında yer alacaklarını sormadığı, fer'i müdahiller ... ve ...'ın vekilinin müdahale talep dilekçesinde, davanın taraflarından hangisinin yanında yer alacaklarını belirtmedikleri, müdahale nedenine ilişkin somut dayanaklar gösterilerek hukuksal yararlarının mevcudiyetini ispat edemedikleri gerekçesiyle; feri müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği..." gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı yanında fer'i müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle kararı temyiz ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacı yanında fer'i müdahiller vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebepleri ileri sürerek hükmü temyiz etmiş, ilave olarak; davacı yanında müdahil olmak istediklerinin açık ve net olduğunu, müvekkilleri yönünden de Mahkemece bir hüküm kurulması gerektiğini belirterek; kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 66 ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 nci maddesi.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 nci maddesi uyarınca;“Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler.”
Aynı Kanun'un 734 üncü maddesinde; “Ön alım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Ön alım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.”
3. Değerlendirme
a. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
b. Davacı yanında müdahil olduğunu ileri süren fer'i müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece verilen karar, davalı vekili ve davacı yanında müdahil olduğunu ileri süren fer`i müdahil vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz eden fer`i müdahil, davacı yanında davaya müdahale etmiş olup, hüküm davacı asil tarafından temyiz edilmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 66 ve devamı maddesinde belirtildiği üzere fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder, yani onun yardımcısıdır. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verildiğinden, bu hükme karşı temyiz yoluna başvurma yetkisi davacıya aittir.
Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.09.2012 gün ve E:2012/1-330, K:20l2/558 sayılı ilamı).
Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre asıl taraf başvurmadıysa müdahil de tek taraflı olarak istinaf ya da temyiz yoluna başvuramaz (Yargıtay HGK 2016-4-504 E – 2017/962). Yanında fer`i müdahil olunan davacı, hükmü temyiz etmediği için hakkında hüküm kurulmayan fer’i müdahilin tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından fer’i müdahil vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
c. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Fer’i müdahiller vekillinin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde fer'i müdahillere iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!