WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/6376 E.  ,  2024/390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1129 E., 2022/534 K.
KARAR : Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk
Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında
hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/34 E., 2021/12 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili; davacıların dedeleri (muris) ...'ın 07.04.2017 tarihinde vefat etmesi üzerine sağlığında yapmış olduğu resmi vasiyetname ile sahip olduğu gayrimenkulleri oğlu ...'a bıraktığını öğrendiklerini; muris ...'ın beş çocuğundan birinin de müvekkillerinin babası ... olduğunu, ... 'ın vefatından sonra yasal mirasçıları olarak eşi ve çocuklarının kaldığını, vasiyetnamede belirtilen mallardan Isparta ili, Senirkent ilçesi, ... Mahallesi 314 ada 19 parsel numarasında kayıtlı arsanın değerinin tahmini olarak 200.000,00 TL, Cumhuriyet Mahallesi 45 ada 21 parsel numarasında kayıtlı kerpiç evin tahmini değerinin 150.000,00 TL olduğunu; muris alzheimer hastası olduğundan iradesini açıklarken manevi cebir ve baskı altında kalabileceği düşüncesiyle vasiyetnamenin tek hekim raporu ile değil, heyet raporu ile yapılması gerektiğini belirterek; vasiyetnamenin iptalini, aksi halde davacılara ait saklı payın tenkisi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili 25.12.2020 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; murisin, davalıya vasiyet ettiği ... Mahallesi 314 ada 19 parsel sayılı taşınmazını 08.06.2015 tarihinde, Cumhuriyet Mahallesi 45 ada 21 parsel sayılı taşınmazını ise 01.06.2015 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiğinden vasiyetnameyi geri almış sayıldığını, vasiyetnamenin ileride başkaca bir hukuki olaya dayanak sağlamaması için vasiyetnameden dönülmesi sebebiyle iptalini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili; iptali istenen vasiyetnamenin, tüm geçerlilik şartlarına sahip olduğunu, vasiyet edenin vasiyetname düzenleme işlemi yapma yeteneğinin bulunduğunun sağlık raporu ile sabit olduğunu, murisin vasiyetname ile tüm mal varlığını davalıya vasiyet etmediğini, murisin tüm mirasçılara bıraktığı başkaca 3 adet tarla ve 1 adet ev daha bulunmakta olduğunu, davacıların saklı paylarına taşan bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle tenkis talebinin de reddi gerektiğini, dava dilekçesinde gayrimenkullerin değerinin fahiş olarak gösterildiğini, bu fahiş değerlere itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2. Islaha karşı davalı vekili; Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesinde vasiyetnamenin hangi hallerde iptal edileceğinin sayıldığını, sonradan satış yapılmasının vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir durum olmadığını, vasiyetnamenin hukuken geçerli olduğunu, davalıya bırakılan taşınmazların dışında 8 parça daha taşınmazın bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin tasarruf ehliyetinin olduğunun ispatlandığını, yapılan ıslahın geçerli olmadığını ancak mahkemece kabulüne karar verilmesi halinde vasiyetnamenin iptali yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, kabul edilmez ise ıslah dilekçesinin reddi ile talebin ıslah kavramı kapsamında değil, tenkis yönünden feragat sebebiyle davanın reddine ve davacının vasiyetnamenin iptali yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, kısmi feragat nedeniyle de davacının terditli olarak talep ettiği tenkis talebinin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tam ıslah dilekçesi ile dava konusunu vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak iddia ve savunmalarını değiştirdiklerini, herhangi bir feragat taleplerinin söz konusu olmadığını, vasiyetname yapıldığı tarihte murisin tam teşekküllü hastaneden heyet raporu alması gerekirken, sağlık ocağından tek hekim raporu alınmak suretiyle vasiyetname düzenlendiğini, bu durumun murisin fiili ehliyetine haiz olduğu hususunda tereddüte mahal verdiğini, mirasbırakanın vasiyetnamesi ile davaya konu malları, oğlu ...'e vasiyet ettiği halde hayatta iken yeni bir işlem tesis ederek (satış) vasiyetnameyi geri aldığını, bu davranışın vasiyetten rücu anlamını taşıdığını, mahkemece bu husus gözardı edilerek, hukuka aykırı karar verildiğini, davalı taraf lehine ilk kararda takdir edilen vekalet ücreti tahsil edildiği halde Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra yeniden vekalet ücreti hükmedilmesinin mükerrer olup, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ıslah dilekçesi ile davacı vekilinin vasiyetnamenin iptali yönünden iddia ettiği dava sebebini değiştirerek dava dilekçesindeki terditli tenkis talebini daraltmış olduğundan tenkis talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddi kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, vasiyetnamenin iptali talebi yönünden ise vasiyetnameden dönmenin iptal sebepleri arasında sayılmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, aşamalardaki beyanlarını tekrarla istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 506, 544/2, 557 ve 558 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.