7. Hukuk Dairesi 2022/6317 E. , 2024/772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/601 E., 2022/1129 K.
SAYISI : 2021/50 E., 2021/332 K.
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine, kısmen dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların birlikte çalışarak kuzenleri ... ile birlikte 3050 ada 19 ve 527 ada 1 parsel sayılı taşınmazları satın aldıklarını ancak taşınmazların davalı adına tescil edildiğini, kuzenleri ...'in payına düşeni alarak ortaklıktan ayrıldığını, davalının müvekkiline taşınmazlarla ilgili olarak 08.06.2012 tarihli vekaletname verdiğini, davalının 3050 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ilişkin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini ve kendisine üç adet daire düştüğünü, davalının dairelerin 1/2 payını müvekkiline devredeceğini söylediğini ve taşınmazların yarısının davacıya ait olduğuna dair yazılı belge düzenlediğini, davalının iki adet daireyi 3 üncü kişilere devrettiğini belirterek; 9 numaralı bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline veya değerinin tazminine, davalının devrettiği diğer bağımsız bölüm ile 527 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bedellerinin yarısının faiziyle tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının dayandığı belgenin adi yazılı olduğunu, mevcut olsa bile geçerli olmadığını, davacının yazılı delili bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 3050 ada 19 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 9 numaralı bağımsız bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 527 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 3050 ada 19 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden bedele ilişkin açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının 6 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline devrederek davayı zımnen kabul ettiğini, belgenin delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalının beyanlarının çelişkili olduğunu, davalının kullanıma ilişkin iddiasının olmadığını, davalının belgeyi kabul ettiğini, somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca tanık dinlenebileceğini, yeminden davalının gerçekleri söylemeyeceği için vazgeçildiğini ve davalının isticvap edilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça dayanılan belgenin inanç sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve belgede kullanım hakkının düzenlendiği, yemin deliline dayanılmadığı, somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 202 ve 203 üncü maddelerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı bir taşınmaz yönünden tapu iptali tescil, terditli olarak tazminat, diğer taşınmazlar yönünden tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince 9 No.lu bağımsız bölüm yönünden dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, 4 No.lu bağımsız bölüm ile 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteği esastan reddedilmiştir.
Bilindiği üzere inançlı temlikler 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İBK gereği yazılı delil ile ispat edilebilir. Davacının delil olarak dayandığı 16.11.2016 tarihli fotokopi belge davalı tarafından duruşmada içerik ve imza olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar belgede inançlı temlikin varlığına dair açık bir hüküm bulunmuyor ise de, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi muhtemel gösteren bir içerik taşıdığında kuşku yoktur. Bu nedenle HMK nın 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı niteliğinde olduğundan inançlı işlem tanık ile ispat edilebilir. Ne var ki, dinlenen tanık beyanları ile iddia ispat edilememiştir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının belgenin inançlı işlemi ispata elverişli olmadığına ve yemin deliline de dayanılmadığından iddianın ispat edilemediğine yönelik gerekçeleri yerinde ise de, yukarıda açıklanan gerekçe eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanması gerektiği kanaatindeyiz.
Bu nedenle, sayın çoğunluk tarafından gerekçede herhangi bir düzeltme yapılmadan verilen onama kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!