7. Hukuk Dairesi 2022/6313 E. , 2024/1930 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 08.07.2022
SAYISI : 2020/2095 E., 2022/645 K.
Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil, karşı davada tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 08.07.2022 tarihli ek kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden taraf ile karşı taraftan gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 775 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalıların miras bırakanı Mecit'e tahsis edildiğini, ilgili Kanun hükümleri uyarınca Mecit'in taşınmaz üzerine yapı yapması gerektiği halde, taşınmazda yapılan tespitte taşınmazın boş ve işgalsiz olduğunun belirlendiğini, 03.04.2017 tarihinde başkanlık oluru ile tahsisin iptal edildiğini, bu işleme karşı dava açılmadığını, ilgililere verilen süre içerisinde tapuda ferağın da verilmediğini belirterek; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP/KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanları Mecit'in dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taşınmaz üzerine taşınmazın imar planının bulunmaması nedeniyle bina yapılamadığını, 27 yıl sonra eldeki davanın açılmasının eşitlik ve dürüstlük ilkerine aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş ve dava konusu taşınmazın bedelinin tamamen ödenmesi nedeniyle tapu kaydına 3414 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca konulan şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne dava konusu 3175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bedeli karşılığında alındığını, yıllardır vergisinin ödendiğini, davanın 27 yıl sonra açıldığını, satış bedelinin günümüz piyasa şartlarına uygun şekilde davacılara iadesine dair hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu, açılan davanın eşitlik ilkesine aykırı, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, şerhin terkininin ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahsisin iptal edilmediği gibi, tahsisin iptali işlemi için idare mahkemesinde açılmış bir dava bulunmadığı ve böylelikle tescilin bir dayanağı kalmadığı, şerhin terkinini haklı kılacak bir sebebin bulunmadığı, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2022 tarihli ek kararıyla verilen kesin süreye rağmen eksik temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle kararın davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı-karşı davacılar vekili 08.07.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, 775 sayılı Kanun'un 27 inci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil; karşı dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94, 344, 346, 366 ıncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 27 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesine göre, Kanun'un belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesine göre, temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre; hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/19-286 Esas; 2010/330 Karar; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5210 Esas, 2021/10033 Karar; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2019/6434 Esas, 2019/17444 Karar; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/116 Esas, 2023/671 sayılı Karar)
Somut olayda; temyiz eden davalı-karşı davacılar vekiline gönderilen 01.06.2022 tarihli muhtıra içeriğinde posta gideri olarak yatırılması istenilen miktarın ayrıntısı açıklanmamış, harç ve giderlerin mahkeme veznesine yatırılması yerine dosyaya yatırılması istenilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 366 ıncı maddesi atfıyla 344 üncü maddesi uyarınca çıkarılan muhtıra usulüne uygun olmayıp, hukuki sonuç doğuracak nitelikte değildir. Bu durumda, 01.06.2022 tarihli muhtıranın gerekleri süresi içerisinde yerine getirilmemiş olsa dahi, buna dayanılarak temyiz edenin hükmü temyiz etmekten vazgeçmiş sayılmasına olanak yoktur.
Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, muhtıranın usulsüz olduğu gözetilmeden 08.07.2022 tarihli ek karar ile kararın davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. Davalı-karşı davacılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!