7. Hukuk Dairesi 2022/5925 E. , 2024/1155 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1140 E., 2022/638 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/297 E., 2020/491 K.
Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalılar vekili Avukat ... geldi. Duruşmalı temyiz eden davacıyı temsilen gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 2001 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin olduğunu, sözleşme uyarınca zilyetliğin devredildiği, bedelin ödendiğini, taşınmazın 2.000 m²'lik kısmının fiilen teslim edildiğini, meyve ağacı dikerek bu zamana kadar kullanıldığını, taşınmazın tamamının davalı adına tescil edildiğini, böylelikle sözleşmeden kaynaklı talebin ifa zamanının geldiğini belirterek Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Köyü, 20443 ada 33 parsel sayılı 7792 m²'lik alanın 2.000 m²'lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki harici protokolün geçerli olmadığını, adi yazılı şekilde yapıldığını, edimlerin ifa edilmediğini, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/114 Esas sayılı dosyasının 08.06.2000 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafından 10 yıllık sürede davanın açılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. ... 25.09.2017 tarihinde ölmüş, geriye mirasçıları; ..., ..., ..., ... yargılamaya dahil edilmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin noter kanalı ile düzenlendiği, tapunun davalı adına tescilinin kesinleştiği tarih itibari ile davacının davalı taraftan taşınmazın satış vaadine konu edilen kısmının tescil talebinde bulunmaya hak kazandığı ve her ne kadar davacı tarafça satılan kısmın taşınmazdan ifrazı ile adına tescil talebinde bulunulmuş ise de taşınmazın mutlak tarım arazisi kapsamında olduğu, taşınmazdan ifraz koşulunun sağlanmadığı; ancak davacı tarafın aynı zamanda hisse verilmek sureti ile tescil talebi bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmaz 7792 hisse kabul edilerek 2000/7792 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 5972 hissenin davalı taraf üzerinde mevcut hali ile bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, taraflar arasında adi yazılı protokol yapıldığını ve protokolde belirtilen bakiye 5.000,00 TL'nin ödenmediğini, edimlerin ifa edilmemesi nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini, Mahkemece hisse iptali ve tescili yönünde talepte bulunulduğundan bahsedilmişse de bir davada bir kez ıslah yapılabileceğini, hisse iptali ve tescili yönünde ıslahın kabul edilemeyeceğini, Tarım İl Müdürlüğünün yazısında taşınmazın ifrazının mümkün olmadığının açıkça belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun mutlak tarım arazisi olduğunun tespit edildiği ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu parselin ifraz edilemeyeceğinin belirtildiği, ifa olanağı bulunmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu bölgede halen üst ölçekli imar planlarının yürürlükte olduğunu, uygulama imar planlarının da askı ilan aşamasında olduğunu, tarım arazisi olduğu kabul edilse dahi, 5403 sayılı Yasa'nın 09.12.2017 tarihinde uygulandığı, sözleşmenin ise 2001 yılında yapıldığını, hisseli mülkiyet talebi de dikkate alınarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası, 706 ve 716 ncı maddeleri.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29, 162 ve 237 nci maddeleri.
4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!