WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/5801 E.  ,  2024/755 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 E., 2022/177 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı ... ile davacı ve temlik eden vekili Avukat ..., karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalıların murisi ... arasında 14.11.1990 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, söz konusu satış vaadi sözleşmesi ile 1372 ve 1382 parselde kayıtlı gayrimenkullerin hak ve hissesinin tamamını davacı ...'e 3.000.000,00 TL bedel ile satmayı vaat ve taahhüt ettiğini, taşınmazların bedelini nakden ve defaten ödediğini, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin de aynı tarihte fiilen devralındığını belirterek; davalılar murisi ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, mümkün olmazsa mahkemece tespit edilecek rayiç değeri üzerinden yasal faizle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmede de taşınmazların zilyetliğinin davacıya fiilen devir ve teslim edildiğine ilişkin bir kayıt olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin vekâleten yapıldığını, sözleşmenin varlığından haberlerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2017 tarihli ve 2015/64 Esas, 2017/176 Karar sayılı kararıyla; tescilde ifa imkansızlığı bulunduğu gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ıslah edilen rayiç bedel olan 7.665.375,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2017 tarihli ve 2017/1172 Esas, 2017/1187 Karar sayılı kararıyla; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2019/2567 Esas, 2020/6131 Karar sayılı kararıyla satış vaadi sözleşmesine dayanak olan vekâletnamelerdeki yetkinin kapsamının incelenerek, 03.06.1980 tarihli vekâletname kapsamında kalan hisse miktarına göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, vaat borçlusunun vekili aracılığıyla yaptığı satış vaadi sözleşmesine dayanak vekaletnamenin yetkisi kapsamını aşan kısımdan davalıların sorumlu tutulmasının doğru görülmediği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın, vekil olarak hareket ettiği taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde müvekkili nam ve hesabına aldığı parayı müvekkillerine ödediğini ispatlayamadığı, satış vaadi sözleşmesi lehtarından dava konusunu temlik almak suretiyle alacaklı olduğu, alacaklı ve borçlu sıfatı uhdesinde birleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bozma ilâmına uyulduğu hâlde bozma gereğinin yerine getirilmediğini, alacağın temliki ile davanın temliki arasında hiçbir fark bulunmadığını, takasın söz konusu olmayacağını, satış vaadi sözleşmesinin yapılmasında ne ..., ne de ...'ın kötü niyetinin olmadığını, ek rapor talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Takas, Borçlar Kanunu hükümlerine göre; borcun sona erme hallerindendir. Kural olarak takas def'inin sonuç doğurabilmesi için ayrı bir dava açılmasına veya karşı dava ile ileri sürülmesine gerek olmayıp, takas bildiriminın karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurur.

3. Somut olayda, Mahkemece davacı ...'ın davanın hukuki sebebini oluşturan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, vaad borçlusunun vekili olarak hareket ettiği, tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın rayiç bedellerinin tahsiline ilişkin dava konusunu temlik almak marifeti ile davacı sıfatını kazandığı alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği belirtilmiş ise de, satış vaadi sözleşmesinde vekil sıfatıyla hareket eden ...'ın dava konusunu temlik almasıyla alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi söz konusu olmaz.

4. Ancak dava konusunun temliki ile birlikte davalılar vekalet sözleşmesi gereğince ...'tan alacaklı olduklarını belirterek takas def'inde bulunmuşlardır. Temlik alan ..., vekil olarak hareket ettiği taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde müvekkili nam ve hesabına aldığı parayı müvekkillerine ödediğini ispatlayamadığından Mahkemece davacı (temlik alan) ...'ın vekalet ilişkisinden dolayı davalılara borçlu olduğu, davalıların da satış vaadi sözleşmesinden dolayı alacağı temlik alan davacı ...'a borçlu olduğu anlaşıldığından her iki alacağın takas edilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
1. Yukarıda IV-C-3-1 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE,

2. IV-C-3-2 ve devamı numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının gerekçesinin DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.