7. Hukuk Dairesi 2022/559 E. , 2023/3423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1349 E., 2021/1425 K.
KARAR : İstinaf talebinin kamu düzenine ilişkin nedenlerden dolayı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/584 E., 2021/516 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin nedenlerden dolayı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında düzenlenen protokol ile ...'a ait olan 805 parsel sayılı taşınmazın 350.000,00 TL bedel / karşılığı ile ...'ya ait olan 631 ada l98 parsel D Blok 1 numaralı bağımsız bölümü 305.000,00 TL bedel karşılığında takas etmek konusunda anlaştıklarını, aradaki 45.000,00 TL farkın da teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, bu protokol uyarınca müvekkilinin ifa etmesi gereken edimini yerine getirdiğini, protokol gereğince 45.000,00 TL kararlaştırılmış ise de müvekkilinin 64.500,00 TL ödeme yaptığını, buna karşın davalı tarafın taşınmazı müvekkiline devretmediği gibi taşınmaz fark bedeli olan parayı da müvekkiline iade etmediğini, hatta davalının bu taşınmazı 3 üncü kişilere devrettiğini belirterek, 805 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ... adına tapuya tesciline, sözleşmenin geçersiz olması sebebi ile edimin ifasının talep edilemeyeceği kabul edilecek ise de sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasının kabulü ile; müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı ediminin ifasını yerine getirdiği de dikkate alınarak, trampa sözleşmesinin feshi ile iade yükümlülüğü kapsamında 631 ada, 198 parsel, D Blok, Zemin 1 numaralı mesken niteliğindeki taşınmazın müvekkili ... adına tesciline ve müvekkilinin taşınmaz fark bedeli olarak ödemiş olduğu 64.500,00 TL'nin faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; trampa sözleşmesinin hukuken geçersiz bir sözleşme olduğunu, tapulu taşınmazların satışının ilgili kanun maddeleri uyarınca resmi şekle tâbi olduğunu, kural olarak resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemeyeceğini ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulmayacağını, davacı tarafça terditli olarak talep edilen alacak davasına ilişkin taleplerin de yerinde olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 631 ada 198 parsel D Blok 1 numaralı bağımsız bölüm S.S. Afyon Ihlamur Evleri Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı iken 09.11.2018 tarihinde dahili davalı ... Sankaya'ya, ... tarafından ise 19.08.2019 tarihinde dahili davalı ...'a devredildiği, dahili davalıların kötüniyetli olduklarının davacı tarafça ispat edilemediği, tapu siciline güven ilkesi gereğince dahili davalıların iyiniyetinin korunması gerektiği, davacı tarafından davalıya ödendiği iddia olunan 64.500,00 TL yönünden dinlenen davacı tanıklarının yeminli alınan beyanlarında görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, bu hususta net bir beyanda bulunmamaları, dinlenen davalı tanıklarının yeminli alınan beyanlarında davacı tarafından trampa sözleşmesinde belirtilen edimlerin yerine getirilmediğinin beyan edildiği, davacı tarafından davalıya 64.500,00 TL'nin ödendiğini ispata elverişli herhangi bir belgenin de dosya kapsamına sunulmadığı, ödeme olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince gerekli tahkikat işlemleri tamamlanmaksızın, tahkikatın tamamlandığı belirtilmeksizin, tarafların son sözleri, başkaca toplanacak delil olup olmadığı sorulmaksızın karar verildiğini, mahkemece kendi içinde çelişir mahiyette gerekçeler ile terditli taleplerinin ilki olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verildiğini, dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından bahisle geçersizliği ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, sözleşme kapsamında ağırlıklı olarak edimleri yerine getirilmiş olması sebebi ile artık sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki savunmalara itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında kararlaştırılan 45.000,00 TL'yi fazla olarak 64.500,00 TL ödediğini, bu hususun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalı tarafın hiç ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, ancak; soruşturma dosyasına 10.000,00 TL'nin ödendiğini ikrar ettiğini, müvekkilinin aynı köyde olmaları ve davalıya olan güveni nedeni ile herhangi bir belge ve makbuz almadığını, HMK'nın 203 üncü maddesi gereğince ödeme hususunun tanık beyanları ile ispat edildiğini, ilk derece mahkemesince davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediğini, sadece davalı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 505 parselin dava tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığı, davacının basit araştırma ile güncel malikleri bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle HMK'nın 124/4 uyarınca tarafta iradi değişikliğin şartları da oluşmadığı, dava konusu bağımsız bölümün ve teditli davada 505 parsel sayılı taşınmazın güncel maliklerinin davaya dahil edilerek haklarında hüküm kurulması doğru olmadığı, terditli davada, davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebini incelemeyeceği gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine ilişkin nedenlerden dolayı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/l-b-2 fıkrası uyarınca kaldırılarak asıl davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; protokolün müvekkil ve davalı ... arasında yapıldığını, bu sebeple davalı ...'ın taraf olarak gösterildiğini, taşınmazın kimlere devir edildiğini tam olarak bilmediğini, taraf sıfatının bulunmasının dava şartı olmadığının, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, asıl dava reddedilmiş olsa bile sebebsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin kabulü gerekeceğini, davalı ...'ın ceza dosyasında 10.000,00 TL kapora verildiğini kabul ettiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici takas sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademede harici sözleşme uyarınca devredilen taşınmazın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve bedel iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 124, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlanna, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki ya da malikleri aleyhine açılması zorunludur. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'da davaya dahil (dahili davalı - dahili davacı) diye bir müessese bulunmayıp, ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel usul kuralıdır. Bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanaksızdır. Davada taraf olmayan kimse veya kişi hakkında hüküm kurulamaz. (HUMK. 388, 389 md, HMK. 297. md.) bu sebeple davaya sonradan dahil edilen ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik verilen hükümde bir isabetsizlik yoktur.
3. Tapulu taşınmazların satışı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 ), 2644 sayılı Tapu Kanıınu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez. Dava konusu taşınmazlar davalı ... adına tapuda kayıtlı olmadığından davacı tarafın asıl talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine yönelik davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Davacı tarafın terditli talebine gelindiğinde; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir. Bu sebeple mahkemece davacının tazminat talebi hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!