WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/5339 E.  ,  2024/767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1571 E., 2022/769 K.

SAYISI : 2014/402 E., 2018/26 K.

Taraflar arasında tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmalı olarak bir kısım davacılar vekili ve duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden bir kısım davacılar vekili Avukat ... ile diğer davacılar ... vd. vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.08.1989 tarihli tapu tahsis belgesi ile 499 ada 11 parsel sayılı taşınmazda 371 metrekarenin müvekkillerine tahsis edildiğini, 499 ada 11 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması ile dava konusu 1856 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, davalı idarenin müvekkilleri tarafından yapılan ödemeleri dikkate almayarak 1856 ada 5 parsel sayılı taşınmaz için çok yüksek satış bedeli belirlediğini, tekrar bedel ödenmesinin talep edilmesinin haksızlık olduğunu belirterek, yapılan ödemeler dikkate alınarak taşınmazların bedelsiz veya uygun bir bedel karşılığında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle idari yargıda görülmesi gerektiğini, süresi içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Kanun'un 13üncü maddesinin b bendi gereği güncel rayiç değerinin belirlenerek idareye ödenmesi gerektiğini, mevzuatın öngördüğü şekilde belirlenen arsa bedelinin davacılar tarafından ödenmemiş olduğunu bu nedenle tescil işleminin yasal dayanaklarının oluşmadığını, taşınmazın kamu hizmetine ayrılan alanda kalıp kalmadığının değerlendirilmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2014/402 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2028 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/1353 Esas, 2019/536 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2019/3434 Esas, 2021/2093 Karar sayılı kararıyla bilirkişi raporunda davalı ...'in payının 2476/173000 olarak gösterilmesine karşın hükümde herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 7426/173000 olarak yazılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tanzim edildğini, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde imar affına haiz yapı olduğunu, 5 parsel sayılı taşınmazın rayiç bedelinin düşük belirlendiğini, 5 parsel sayılı taşınmazın revizyon imar planında kısmen yol alanında kaldığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; iki defa DOP kesilmesinin hatalı olduğunu, tescile karar verilecek alanın belirlenmesinde hata yapıldığını, ödeme belgelerinin okunmadığı belirtilerek davacılar için ödeme yükümlülüğü getirilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın düzeltilerek onanmasına veya bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin ve davacılar ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya uygun görülen diğer bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de; Bölge Adliye Mahkemesi, peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. Burada artık İlk Derece Mahkemesinin bir kararı mevcut değildir; bozulan karar Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır, bu nedenle dosya kararı bozulan mahkemeye gönderilmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar (... Usul-Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017 III.Cilt, Sh.2302 vd.).

Başka bir anlatımla, Yargıtayın bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesi, bozma kararı uyarınca yargılama yaparak yeni bir karar verir. (..., .../..., ... İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2020, s.537)

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, 6100 sayılı Kanun'un 373’üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir. Buna rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince daha öncesinde kaldırılmasına karar verdiği, dolayısıyla hükümsüz hale gelen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekili ile davacılar ..., ... ve ... vekili diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekili ile davacılar ..., ... ve ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.