WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/4568 E.  ,  2023/5128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1450 E., 2022/979 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/628 E., 2020/350 K.

Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili idare tarafından inşa edilerek satışları gerçekleştirilen "Aksantaş İşyerleri Projesi" kapsamındaki 11279 ada 4 parsel, 4 numaralı işyerinin 18/06/2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile Piroğlu Kozmetik Tic. Ltd. Şti'ne satıldığını, davalının ödemesi gereken taksit tutarlarını ödemediğini, Halkbank aracılığı ile keşide edilen ihtarnamelere rağmen taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine satış sözleşmesinin feshedildiğini, konutun boşaltılarak anahtarın 15 gün içerisinde teslim edilmesinin gerektiğinin bildirildiğini, buna rağmen konutun tesliminin yapılmadığını ileri sürerek; müvekkili idare mülkiyetindeki davalı tarafından işgal edilen taşınmaza vaki el atmanın önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacı kurum ile davalı şirket arasında 18/06/2008 tarihinde, Adana ili, Yüreğir ilçesi, 11279 ada 4 parsel ... taşınmaz üzerinde yapılan 4 No.lu bağımsız bölümün satışı konusunda gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 9.1. maddesinde “Alıcı sözleşmeden veya yasalardan ... yükümlülüklerini yerine getirmezse ve İdarenin yazılı ihtarına rağmen ihtar tarihinden itibaren 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirmezse veya 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirse bile bu durum bir takvim yılı içinde iki kez tekrar ederse İdare işbu sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda Sözleşmeye aykırılığın doğduğu tarihten itibaren hiçbir ihtara gerek kalmaksızın idarenin faiz/tazminat talep etme ... saklıdır.” şeklinde hükmün öngörüldüğü, davacı kurum tarafından davalı şirkete Adana 6. Noterliği tarafından düzenlenen 26/04/2011 tarih ve 11909 yevmiye nolu birinci ihtarnamenin gönderildiği; ancak ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edilemediği ve iade edildiği, Adana 6. Noterliği tarafından düzenlenen 21/06/2011 tarih ve 17175 yevmiye nolu ikinci ihtarnamenin gönderildiği; ancak ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edilemediği ve iade edildiği, bu suretle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin fesih şartlarını düzenleyen 9.1. ve devamı maddelerindeki koşulların gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalı ile müvekkili idare arasında imzalanan sözleşmenin 9.1. maddesindeki düzenlemenin yerel mahkemece yanlış değerlendirildiğini, zira; müvekkili idarenin davalıya iki kez ihtar çekmesi gibi bir mecburiyeti bulunmadığını, ilgili madde hükmüne göre idarenin çekeceği ihtar üzerine 20 gün içerisinde sorumluluk yerine getirilmez ise sözleşme başka bir ihtara gerek kalmaksızın fesholunacağı ya da ilk ihtardan sonra 20 gün içerisinde alıcı sorumluluğunu yerine getirse bile bir takvim yılı içerisinde bu durum iki kez tekrar ederse İdarenin bu sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini, bu durumda davaya konu olayda davalı ihtara rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, maddenin devamındaki ikinci ihtarnamenin keşide edilmesine gerek olmadığını, sözleşmenin kendiliğinden son bulduğunun davalı tarafından bilindiğini, davalının ancak ilk ihtardan sonra yükümlülüğünü yerine getirmiş olması ve aynı durumu bir takvim yılı içerisinde tekrar etmiş olması halinde ihtarname keşide edilmesinin söz konusu olacağını, somut uyuşmazlıkta, davalıya keşide edilen ikinci ihtarname fesih işlemini tamamlamak değil, aksine, sözleşme feshedildiği için taşınmaza ilişkin anahtarın teslim edilmesi talebini içerdiğini, diğer yandan; sözleşmenin 10.3 maddesi "Alıcının işbu sözleşmedeki adresini idare Yasal ikametgah olarak kabul eder. Alıcı, Türkiye sınırları içerisinde olmak kaydıyla adres değişikliğini iadeli taahhütlü posta yolu ile İdareye veya Banka'ya yazılı olarak bildirmedikçe bu adrese gönderilecek tebligat alıcıya yapılmış sayılır ve alıcıyı bağlar." yönünde olup davalı tarafından idareye veya bankaya bildirilmiş bir adres değişikliği bulunmadığından müvekkili idare tarafından sözleşme hükümlerine uygun fesih ihbarının yapıldığının kabulünün gerekli olduğunu, belirterek hükmü istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olduğu, dosya kapsamı itibariyle davalının taşınmazı kullanmadığı, bodrum katının boş ve su dolu, kullanılamayacak halde olduğu, zemin katının davalı dışında bir kişi tarafından kahvehane olarak işletildiği, üst katın kilitli olup ... ... isimli kişi tarafından geçici olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu hali ile taşınmazı kullanmayan kişi hakkında karar verilmesinin isabetli olmayacağı, kabule göre de; Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere ve sözleşmede açıkça yazılı olduğu üzere davalıya ihtarnamenin tebliğ edilmediği, sözleşmenin 9.1 maddesindeki fesih şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde olmadığı..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 ... ... Medeni Kanununun 683 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.

Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir."

2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.