WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/3772 E.  ,  2024/326 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1963 E., 2022/653 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/550 E., 2021/195 K.

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat veya ödenen bedelin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Noterce düzenlenen ve taraflarca imzalanan 12.03.2003 tarih ve 1002 yevmiye No.lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında, ... Köyü, 220 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacıya devri konusunda tarafların anlaştıklarını, ancak satış bedeli davalıya ödendiği halde davalının taşınmazı devretmediğini ileri sürerek; 220 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsilini, bunun da mümkün olmaması halinde ödenen arsa bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve cezai şart olarak belirlenen bedelle birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, fakat tapuda devir yasağı sebebiyle davacının sözleşmeden dönüp bedelin iadesini istediğini, paranın kısmen nakden, kısmen de 11.06.2007 tarihli 3.600,00 TL bedelli çekle iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile 163.709,01 TL'nin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili; sözleşmeden dönenin davacı olduğunu, bu nedenle vefat etmeden evvel davalının aldığı bedeli kısmen nakden, kısmen de çekle davacıya geri ödediğini, çek suretlerinin de dosyaya sunulduğunu, çekin ... Hezer'e verilmesi konusunda davacı ve müteveffa davalının anlaştıklarını, zira ... 'in davacının evinin sıva işlerini yapan kişi olup davacıdan alacaklı olduğunu, ayrıca satış vaadi sözleşmesinde bedelin 8.000,00 TL olduğu belirtildiği halde davacı tarafından sadece 6.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan bedelin ödendiğinin davacı tarafından ispatlanamadığını, sonradan sunulan belgenin de delil olarak kabulüne muvafakatlarının olmadığını, kesin sürelerin gereğinin yerine getirilmediğini, tazminat miktarı belirlenirken hatalar yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilecek ise raporda denkleştirici adalet yöntemiyle hesaplanan 89.509,98 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...12.03.2003 tarihli Noterce düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesiyle; vefat eden davalı ...'in ... Köyü 220 ada 3 parselde kayıtlı 462 m² taşınmazını 8.000.000.000 TL bedelle ...'a satmayı vaad ettiği, bedelin 6.000.000.000 TL'sinin nakden satıcıya ödendiği, kalan 2.000.000.000 TL'nin 31.07.2003 tarihi mesai bitimine kadar ödeneceği, taşınmazın alıcıya teslim edildiği hususlarının sözleşmede belirtildiği, sonrasında 31.07.2003 tarihinde adi yazılı "Satış Vaadi" başlıklı belgenin; "...'a 462 m² sattığım arsanın parasını aldım ve bu arsadan hiç alacağım kalmadı." şeklinde düzenlendiği, satıcısı ..., alıcısı ... ve şahit ...'ın isim ve imzalarını içeren belgedeki imzanın ...'e ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 19.09.2016 tarihli rapora göre belge üzerindeki imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğunun belirtildiği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 31.03.2003 tarihli belge içeriğine göre davacının bu sözleşme nedeniyle davalıya borcunun kalmadığı, edimini ifa ettiği, davalı tarafından ileri sürülen davacı ile anlaşarak sözleşmeden döndükleri, bedelin de davacıya iade edildiği iddialarının davalı tarafca sunulan delillerle ispatlanamadığı, taşınmazın bir kısım hissesi vefat eden davalı adına kayıtlı iken yargılama sırasında cebri icra satışı suretiyle dava dışı kişi adına tescil edildiği anlaşıldığından, tapu iptali ve tescil isteminin reddedilmesinde ve geçerli kurulan sözleşme uyarınca davacı edimini yerine getirdiği halde vaat borçlusunun edimini ifa etmemesi nedeniyle terditli olarak rayiç bedel üzerinden talep edilen tazminatın kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek hükmü temyiz etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescili, ikinci kademede tazminat veya ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri.

2. Kaynağını, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 22 nci (6098 sayılı TBK'nın 29.) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213. (6098 sayılı TBK'nın 237.) maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706. ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesi hükümleri uyarınca Noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcıdan, edim yerine getirilmediğinde TMK'nın 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

3. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri şahsi hak doğuran sözleşmelerdendir. Böyle bir sözleşme ile alacaklı durumuna gelen kimse, sözleşmeden doğan bu şahsi hakkını, devir yasağı söz konusu olmadığı sürece borçlunun rızasını aramaksızın üçüncü bir kişiye yine taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile devir ve temlik edebilir. Bu durumda, alacağı temellük eden kimse, temlik edenin yerine geçerek onun haklarını kullanabilir.

4. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK'nın 146 ncı maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.