WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/3693 E.  ,  2023/5233 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/219 E., 2022/400 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/79 E., 2019/106 K.

Taraflar arasındaki asıl dosyada el atmanın önlenmesi, eski hale getirme, ecrimisil; birleştirilen dosyada tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; dava konusu 1522 ada 13 parselde kayıtlı “arsa” vasıflı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğunu, davalının taşınmaz üzerine hiçbir haklı neden olmaksızın 3 katlı bir yapı inşa ettiğini ileri sürürek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini, izinsiz ve haksız kullanım nedeniyle 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı-asıl davada davalı vekili; asıl davadaki savunmalarını yinelemiş, yapının değerinin arsa değerinden fazla olması halinde bedeli karşılığında arsanın davacı adına tescilini, yapının bedeli arsa bedelini aşmıyorsa fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL yapı bedelinin tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davalının 1942 ... parselden 1978 yılında 136/6755 pay satın aldığını, davalının satın aldığı taşınmaz üzerine iyiniyetli olarak dava konusu yapıyı yaptığını, 1942 No.lu parselin 23.10.1984 tarih ve 6139 yevmiye ile ifraz işlemine tabi tutulduğunu, ifraz sonucunda 2005, 2006 ve 2007 No.lu parseller oluştuğunu, bu ifraz işleminden sonra davalının 2005 parsel ... taşınmazdan 136/6755 pay satın aldığını, 2006 parsel ... taşınmazdaki hissesini de 1991 yılında sattığını, ancak 1942 parsel ifraz edilmeden önce satın aldığı taşınmaz üzerinde yapmış olduğu yapı ile ilgili satış tasarrufunda bulunmadığını, davalının nizasız fasılasız bu zamana kadar taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, işbu dava ile binanın davacıya ait parselde kaldığının öğrenildiğini, yapının imarla tecavüzlü hale geldiğini, yapı değeri arsa değerinden yüksek ise bedeli karşılığında arsanın davalı adına tescili gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalı-asıl davada davacı vekili; taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, tapulu taşınmazda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğu, üzerinde bulunan binanın davalı tarafından imar uygulamasından sonra ve herhangi bir hissesi bulunmamasına rağmen kötüniyetli olarak yapıldığı gerekçesiyle davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine ve binanın kal'ine, bilirkişilerce hesaplanan yıkım ve enkaz kaldırma bedeli ile 5.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; birleştirilen davada ise davacıya ait 57 ada 9 parsel (1522 ada 13 parsel) üzerindeki binanın yapım tarihinin 31.12.1997 olduğu ancak davalının taşınmazdaki hissesini 12.07.1991 tarihinde sattığı, davalının hissesini sattıktan sonra davacıya ait taşınmaza ... şekilde bina inşa ettiği, 1991 yılına ait imar uygulaması esnasında 2006 parselde yapı olmadığının bilirkişilerce tespit edildiği, davalının iyiniyetli olarak binayı yaptığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, taşınmazın ... adına kayıtlı olması nedeniyle zilyetlikle iktisabı da mümkün olamayacağından zilyetlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin de reddine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 1942 ... kök parselde davalı hissedar iken yapılan yapıya ilişkin davalının satım tasarrufunda bulunmadığını, ilk raporda 2000 yılındaki imar uygulaması öncesi bina yapıldığından yıkım kararı verilecekse bina bedelinin depo edilmesi ve ecrimisil istenemeyeceğinin; ikinci raporda ise müvekkilinin payını ... Asarkaya'ya satmadan evvel 2006 parselde imar uygulama işlemlerine başlandığının, 57 ada 8 parselin davalıya isabet ettiği, üzerinde binanın göründüğü ve davacı ...'a isabet eden 9 parselin ise boş olduğunun belirtildiği, celbedilen bina beyanname örneğinde bina bitim tarihi 31.12.1997 olarak belirtilmişse de abonelik sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere bu tarihten çok daha önce dava konusu yapının yapılıp oturulmaya başlandığı, müvekkilinin ifrazla oluşan yeni parsellerin nerelere karşılık geldiğini bilebilecek durumda olmadığını, iyiniyetli olduğunu, yapının davalının iradesi dışında imarla davacıya ait taşınmazda kaldığını belirterek asıl davanın reddini, birleştirilen davadaki taleplerinin ise kabulünü istediklerini dile getirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi, eski hale getirme, ecrimisil; birleştirilen dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesi, aynı Kanun'un 724 ve devamı maddeleri.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 ... İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 ... kararı)

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.