7. Hukuk Dairesi 2022/3571 E. , 2023/4153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1071 E., 2022/380 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2021/21 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesat tespiti davalarında İlk Derece Mahkemesince davaların usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen dava davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dava davacılar vekili; tarafların müşterek malik olduğu 306 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, her bir davacının taşınmazda bir daire sahibi olduğunu, dairelerinin onarım ve tadilat işlemlerinin vekil edenleri tarafından yapıldığını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen dava davalı vekili; davalı şirketin dava konusu taşınmazda 10.06.2016 tarihinde pay satın almak suretiyle paydaş olduğunu, satıcı ...’un payını müteahhitten 1994 yılında satın aldığını, bayiinin daireyi diğer kat maliklerinden daha önce devraldığını, müvekkili şirketin hem arsanın hem de üzerinde bulanan binanın 36/521 oranında en büyük hissedarı olduğunu, diğer davacılar gibi müvekkili şirketin de binayı yapan müteahhitten arsa ile birlikte daire satın aldığını, binanın davacılar tarafından değil müteahhit Halis tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazda 5 kat, 16 daire ve 17 hissedar olduğunu, dairelerden birinin müvekkili şirkete ait olup davalının taşınmazda hisse/daire sahibi olmasına rağmen taşınmazından kesin olarak yararlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararıyla; bağımsız bölümlerin davacılar tarafından meydana getirilmediği, mevcut dairelerde tadilat ve yenileme şeklinde değişiklikler yapıldığı, emsal Yargıtay kararlarına göre bu değişikliklerin iyileştirici nitelikte giderler olduğu, iyileştirici nitelikte giderlerin ancak eda davasına konu olabileceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SÜRECİ
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dava davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacıların yıllardan bu yana dava konusu taşınmazda ikamet ettiği, müvekkillerin gerçekleştirdiği muhdesatın yapıdan sökülüp götürülebilecek nitelikte olmadığı, davacıların dava konusu taşınmazda hisse sahibi olduklarında kaba inşaat şeklinde bir yapıyla karşılaştıkları, dört duvar diye tabir edilen inşaatı çatı da dahil olmak üzere davacıların tamamladığı, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğu, bilirkişi raporunda çevre düzenlemelerine dair hiçbir değerlendirme yapılmadığı, davacıların dairelerine doğalgaz tesisatı döşettiği, masrafların kendileri tarafından karşılandığı, bu giderlerin de hesaplanarak muhdesat olarak değerlendirilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ve davacıların bilirkişi raporunda saptanan iyileştirme bedelinin çok daha üstünde masraflar yaptıkları ileri sürülerek kararın kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı, davacılar ve tüm bayilerinin mevcut binayı kaba inşaat halinde iken (ilk arsa sahiplerinden) arsa payı satın almak suretiyle edindikleri, davacıların ve bayilerinin taşınmazda zaten mevcut olan yapının eksik işlerini tamamlamak suretiyle faydalı masraflarda bulundukları, muhdesat niteliğindeki binayı müstakilen kendi nam ve hesapları adına meydana getirmedikleri, faydalı masrafların taşınmazdaki paydaşlığın sona ermesiyle istenebilir bir sebepsiz zenginleşme alacağı olduğu, alacak için eda davası açılması mümkün iken tespit isteminde bulunmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, taşınmazın beyanlar hanesinde davacılardan Gülay adına muhdesat şerhi de bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729 ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 ve 19 uncu maddeleri,
4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen dava davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!