7. Hukuk Dairesi 2022/3562 E. , 2023/4875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/866 E., 2022/333 K.
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/996 E., 2020/462 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi, 4188 ada, 15 parsel ... arsada hisse sahibi olduğunu, arsa üzerindeki bodrum ve zemin kattan ibaret yapının kendisi tarafından yapıldığını, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/515 Esas ... dosyasına kayıtlı izaleyi şüyu davası açıldığını belirterek yapının tarafınca yapıldığını ve değerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, açılan ortaklığın giderilmesi davasında davacının muhdesat iddiasına karşı çıkan olmadığı gibi tapu kaydında muhdesatın davacıya ait olduğunu belirten şerh olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu muhdesatla ilgili hak ve taleplerinin olmadığını belirtmişlerdir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; arsa üzerinde malik olmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerindeki yapının davacı ...'a ait olduğuna ilişkin tapuda şerh bulunduğu, muhdesatın davacıya ait olduğu noktasında aksi bir iddiada bulunanın olmadığı gerekçeleriyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalılar yönünden taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, keşif yapılarak taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu muhdesatın davacıya ait olduğuna dair taşınmazın beyanlar hanesinde muhdesat şerhinin bulunduğu, davacıya aidiyeti tapu kaydından anlaşılan muhdesatın yeniden dava konusu yapılmasında bir hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, ortaklığın giderilmesi davasından talep edilen satışta mağdur edilmemesi için muhdesatın aidiyetine ve değerine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 ... HMK'nın 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrası) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK'nın 114/1-h, 115 inci maddeleri).
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!