7. Hukuk Dairesi 2022/3509 E. , 2023/5381 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/400 E., 2022/862 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd.
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd.
DAVA TARİHİ :
KARAR : İstinaf talebinin kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının
kaldırılması, yeniden hüküm tesisine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/428 E., 2019/621 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve birleşen davalardan 2015/52 Esas ve 2016/98 Esas sayılı davaların kabulüne, 2016/378 Esas, 2016/400 Esas ve 2018/652 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davacı ... vekili davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve bir kısım birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılardan ... adına Avukat ... ile birleştirilen davada davacılardan ..., ... ve ... adına Avukat ... geldi. Diğer taraftan davalılardan ... ve ... ... adına Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... vekili 25.08.2014 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ın 30.10.2013, 08.11.2013, 19.11.2013, 10.01.2014, 14.07.2014 tarihli satış işlemleriyle; davalı ...'ın ise 27.05.2014 tarihli satış işlemiyle satın aldığı payların ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tescilini talep etmiş ve bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur.
2. Birleştirilen Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/98 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ..., Şehriban ve Küher vekili 03.02.2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 27.05.2014 tarihli satış işlemiyle davalı ...'ın satın aldığı payın ön alım hakları nedeniyle eşit olarak müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/62 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ... ve ... 12.02.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ın 27.05.2014 tarihli satış işlemiyle satın aldığı hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkilleri adına eşit oranda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/378 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ... ve ... 20.06.2016 tarihli dava dilekçesinde; emlakçılık işiyle uğraşan davalı ...'ın dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda değişik tarihlerde pay satın aldığını ve bu hisseleri ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla muvazaalı olarak 20.08.2014 tarihinde davalı ... ile trampa ettiğini belirterek dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı payın ön alım hakları nedeniyle müvekkilleri adına eşit oranda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/400 Esas sayılı dava dosyasında davacı ..., Şehriban ve Küher vekili 13.07.2016 tarihli dava dilekçesinde; davalı ...'ın dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda değişik tarihlerde pay satın aldığını ve bu hisseleri ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla muvazaalı olarak davalı ... ile trampa ettiğini, davalı ...'nin trampa yoluyla edindiği bu payın Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/78 Esas sayılı dava dosyasında iptal edilerek davalı ... adına tescilinin muhakkak olduğunu, müvekkillerinin ön alım haklarını bu dava ile kullandıklarını belirterek, müvekkillerinin ön alım haklarının tespiti ile 20.08.2014 tarihli trampa işleminin iptali ile ön alım hakkının kullanılabilmesi için davalı ... adına tesciline, trampaya konu diğer taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 29.04.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/400 Esas sayılı davayı tamamen ıslah ettiklerini ve ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla yapılan trampa işlemi nedeni ile davalılar adına kayıtlı payın iptali ile ön alım hakkı nedeniyle müvekkilleri adına eşit oranda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
6. Birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/37 Esas (2018/652 Esas) sayılı dava dosyasında davacı ... vekili 30.01.2015 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ... ile davalı ... arasında 20.08.2014 tarihinde yapılan trampa işleminin muvazaa nedeniyle iptaline ve muvazaa yoluyla trampa edilen payın ön alım hakkının kullanılması adına davalı ... adına tesciline, trampa gösterilen diğer taşınmazın ise davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... vekili 29.04.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/37 Esas sayılı dava dosyasını tamamen ıslah ettiklerini ve ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla yapılan trampa işlemi nedeni ile davalı ... adına kayıtlı payın iptali ile ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili asıl ve birleştirilen davalara beyan ve cevap dilekçelerinde; trampa işleminin muvazaalı olmadığını, muvazaa iddiasının ... başına bilirkişi raporu ile ispatlanamayacağını, müvekkilinin asıl dava tarihinden önce satın aldığı hisseleri trampa yoluyla devrettiğini, tapu maliki ... aleyhine süresinde açılmış bir ön alım davası bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili birleştirilen davalara cevap ve beyan dilekçelerinde; trampa işleminin muvazaalı olmadığını, davalı ... ile iş ortaklığının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili asıl ve birleştirilen davalara cevap ve beyan dilekçelerinde; bedelde muvazaanın söz konusu olmadığını davacının bu iddiasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen 2018/652 Esas, 2016/378 Esas ve 2016/400 Esas sayılı dava dosyalarında davaların trampa sözleşmesine dayanarak oluşturulan tapu kaydının muvazaa nedeniyle iptali ve eskisi gibi tescili davası olduğu, davacıların muvazaa iddiasını ispatlayamadıkları; asıl ve birleştirilen 2016/98 Esas ile 2015/62 Esas sayılı dava dosyalarında ise davaların ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil davaları olduğu, davalı ... aleyhine açılan davalar yönünden davaların hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, önalım bedelinin depo edildiği bu nedenle davalı ... aleyhine açılan ön alım davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ...'ın ise payını dava tarihinden önce trampa yoluyla devretmesi nedeniyle taşınmazda payı kalmaması nedeniyle adı geçen davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle; asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleştirilen 2016/98 Esas ve 2015/52 Esas sayılı dava dosyasında davanın kabulüne, birleştirilen 2016/378 Esas, 2016/400 Esas, 2018/652 Esas sayılı dava dosyalarında davaların reddine, dava konusu 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 50000/639177 hissenin iptali ile davacılar adına eşit oranda tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 20.400,00 TL'nin davalı ...'a kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili, davacı ... vekili, davacılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bilirkişi raporuna göre trampaya tabi payların değerleri arasında 210.260,23 TL fark bulunduğu belirtilmiş olup, dinlenen davacı tanıkları da işlemin niteliği konusunda görgüye dayalı bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu nedenle davacılar işlemde muvazaa iddiasını kanıtlayamadıklarından 20.08.2014 tarihinde yapılan işlemin trampa olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle trampaya yönelik davaların reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmadığı gibi, davalı ...'in dava tarihlerinde taşınmazda payı kalmadığından hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde ve yine davalı ...'a yapılan satış işlemi yönünden davanın kabulü ile tapuda gösterilen satış bedeli, tapu harç ve masrafları toplamı üzerinden davacılara önalım hakkının tanınmasında da bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak bir davada kendisini vekille temsil ettiren ve haklı çıkan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre taraflara yükletilmesi gerekir." gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2018/652 Esas sayılı dosya davacısı Kadife Konülşök vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun asıl dava yönünden kabulüne, birleşen dava yönünden esastan reddine, birleştirilen dava davacıları ..., ... ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun birleştirilen 2016/98 Esas sayılı dosya yönünden kabulüne, birleştirilen 2016/400 Esas sayılı dosya yönünden esastan reddine, davalı ...'in istinaf kanun yolu başvurusunun asıl ve birleştirilen 2018/652, 2016/400 ve 2016/378 Esas sayılı davalar yönünden kabulüne, davalı ...'ın istinaf kanun yolu başvurusunun birleştirilen 2018/652, 2016/400 ve 2016/378 Esas sayılı dosyalar yönünden kabulüne, Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/428 Esas, 2019/621 sayılı Kararının kaldırılmasına; asıl dava yönünden ... aleyhine açılan davanın reddine, ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleştirilen 2018/652 Esas, 2016/400 Esas ve 2016/378 Esas sayılı davaların reddine, birleştirilen 2016/98 Esas, 2015/62 Esas sayılı davaların kabulüne 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 50000/639177 hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit oranda tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dava davacıları ..., ... ve ... (duruşma istemiyle) vekili ile asıl ve birleştilen dava davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Birleştirilen dava davacıları ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; trampa işleminin muvazaalı olduğuna ilişkin beyan ve iddialarını tekrarlayarak, birleştirilen 2016/78 Esas sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda trampa edilen taşınmazlar arasında fahiş fiyat farkı olduğunun belirlendiğini, bunun muvazaa iddiasının kanıtı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilen bilirkişi raporunda ise trampa edilen taşınmazların değerinin değil, ne kadar ön alım bedeli yatırılacağının hesaplandığını, bu hususun göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, vekalet ücretine ilişkin olarak da usul ve kanuna aykırı karar verildiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; trampa işleminin muvazaalı olduğuna yönelik iddia ve beyanlarını tekrarlayarak birleştirilen dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre trampa edilen taşınmazlar arasında 3.000.000,00 TL fark olduğunu, takas edilen taşınmazların değerlerine ilişkin dosya kapsamında alınmış başka bir rapor bulunmadığını, hükme esas alınan raporda depo edilecek ön alım bedelinin belirlendiğini, asıl davada davalı ... davanın açılmasına sebebiyet ... ve muvazaalı işlemlere iştirak etmiş olduğundan bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep betmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen davalar muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil ıslahen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176, 177, 178, 179, 180 ... maddeleri, 297 ... maddesinin ikinci fıkrası, 326 ıncı maddesi,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 7 ... maddesinin ikinci fıkrası,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 15 ... ve 16 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 ... maddesinin ikinci fıkrasında hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Dosya içeriğindeki tapu kayıtları ile UYAP sisteminde bulunan Tapu Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) üzerinden tapu kayıtlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının pasif olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, güncel tapu kayıtları getirtilerek, taşınmazda tarafların paydaş olup olmadıkları denetlenmeden, sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı bulunmayan tapu kaydı esas alınarak infazda duraksamaya neden olacak biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine ..., ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur."
Aynı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 ... maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir:
"Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur."
Diğer taraftan; 492 sayılı Kanun'un 16 ıncı maddesinin birinci fıkrasında değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; Birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/378 Esas, 2016/306 Karar; Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/400 Esas, 2016/310 Karar ve Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinen 2018/652 Esas, 2018/1080 Karar sayılı dava dosyalarında; Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ve davalı ... yönünden davanın reddedilme sebepleri ile aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretleri yönünden nazara alınan dava değerleri kanun yolu denetimine uygun olacak şekilde ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken bu husus tespit edilip gözetilmeden karar verilmesi 6100 sayılı Kanun'un 297 ... maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan; Bölge Adliye Mahkemesince; asıl davada, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda, davada kendisini vekil ile temsil ettiren adı geçen davalı lehine davacı ... aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken anılan hüküm gözardı edilerek yazılı şekilde vekalet ücreti takdiri de doğru değildir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Birleştirilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/378 Esas, 2016/306 Karar sayılı dava dosyasında; ..., ..., ... ve ... taraf olmadığı halde aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, açıklanan yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen dava davacıları ..., ... ve ... vekili ile asıl ve birleştilen dava davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak, davacılar ..., ..., ..., ...'e verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!