7. Hukuk Dairesi 2022/3338 E. , 2023/4380 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/702 E., 2020/154 K.
Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılardan gelen olmadı. Diğer taraftan birleştirilen dava davalıları ... adlarına Avukat ... geldi ve davalı ... mirasçıları Avukat ...'ın vermiş olduğu mesleki mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...’in 1976-1977 yıllarında ... ile birlikte dava konusu 400 parseli dava dışı ..., ..., ... ve ...'den haricen satın aldığını, 401 parseli ise ... ve ... ile birlikte aldıklarını, o tarihten beri herkesin kendisine ait yeri kullandığını ancak ...’in hile ile taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini belirterek davalının payını iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş, tapu maliklerine karşı açılan birleştirilen dosyada ise tapu iptali ve tescilini, kabul edilmediği takdirde murislerinin ödediği bedelin güncel değerinin tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı ... 12.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile davalı ... aleyhine açtığı davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
3. Davacı ... 13.04.2017 havale tarihli dilekçesi ile davalı ... ve ölümü nedeniyle mirasçıları aleyhine tapu iptali ve tescil davasından feragat ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacıların iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen dosya davalısı ... Sümer vekili; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak taraflar arasında harici satış yapılmadığını belirtmiş, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2012/702 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile; toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacılar harici satışa dayanarak esas dava yönünden tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava yönünden ise tapu iptali ve tescil mümkün olmaması halinde ödenen bedelin güncel değerinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; TMK’nın 706 ncı maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, taraflar arasında dava konusu taşınmazlarla ilgili herhangi bir resmi sözleşme bulunmadığı, resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca verilen bedelin iadesi ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri talep edilebileceği, davacı tarafın dava konusu taşınmazlara ilişkin resmi şekilde düzenlenmeyen sözleşme uyarınca bir bedel vermiş olduğu hususunun dosya kapsamında toplanan deliller ve dinlenen tanıklarla açık bir biçimde ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/51 Esas, 2011/62 Karar sayılı dosyasının değerlendirilmediğini, müvekkilleri lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, birleştirilen dosya davalılarının iyi niyetli olmadıklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazların evveliyatının 337 parsel sayılı taşınmaza dayandığı ve kadastro tutanağının 19.11.1968 tarihinde kesinleştiği, harici satış işleminin ise taşınmaz tapuya bağlandıktan sonra 1977 yılında gerçekleştiği, tapusuz taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle asıl ve birleştirilen dosyadaki tapu iptal ve tescil talebinin hukuken geçerliliği olmayan harici satış sözleşmesine dayandığından reddine, birleştirilen dosyadaki ikincil talep olan tazminat talebinin de davacılar tarafından ispatlanamadığından reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ise; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesinin 2 nci fıkrası şöyledir: “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak birleştirilen dosya davalılarına verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!