WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/3336 E.  ,  2023/3971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/602 E., 2022/656 K.
KARAR : Sıfat yokluğu nedeniyle fer'i müdahil vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/324 E., 2020/171 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sıfat yokluğu nedeniyle fer'i müdahil vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 9 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline ait olduğunu ve davalı tarafından uzun yıllardır kira ödenmesi yapılmadan kullanıldığını, Eskişehir 8. Noterliğinin 07056 yevmiye numaralı, 29/03/2019 tarihli ihtarnamesinin davalıya 01/04/2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalının taşınmazı işgale devam ettiğini, kendine ait taşınmazdan faydalanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin ihtarın tebliğ tarihi olan 01/04/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının davaya konu taşınmaza yönelik müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “...davacının, dava konusu taşınmazı, dava dışı ...'dan satın almak suretiyle 12/08/2013 tarihinde edindiği, davacının taşınmazı devraldığı tarihin belirtilen kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce olması nedeniyle davalının savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça yargılamanın ilerleyen safhalarında 15/09/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmeleri mahkemeye sunulmuş ise de cevap dilekçesinde kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01/01/2014 olarak belirtilmiş olması ve sunulan kira sözleşmelerinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalması, davacı tarafın savunmanın genişletilmesine açıkça muvafakatinin olmaması nedeniyle dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davalının davaya konu taşınmazı haklı ve hukuka uygun bir sebeple işgal ettiğini ispatlayamamış olduğu, yargılama devam ederken davalının taşınmazı tahliye etmiş olması nedeniyle müdahalenin men’i talebi her ne kadar konusuz kalmışsa da davacının dava açarken haklı olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davacının talebi doğrultusunda geriye dönük 52 aylık ecrimisil alacağı miktarının 24.500,00 TL olduğu…” gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL ecrimisilin temerrüt tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müdahalenin men'i talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda işgalci olmayıp kira sözleşmesine dayanarak kiracı sıfatı ile oturulduğunu, taşınmazın davacı tarafından 12/08/2013 tarihinde satın alındığını, önceki kayıt maliki ile akdedilen geçerli bir kira sözleşmesinin sonradan taşınmazı satış yoluyla edinen taşınmaz malikini de bağlayacağını, 01/01/2014 tarihinden itibaren kiracı olunduğunun belirtildiğini, daha sonra 15/09/2011 tarihli kira sözleşmesi sunulduğunu ve bu durumun savunmasının genişletilmesi anlamında olmadığını, taşınmazda kiracı olarak oturulduğunun cevap dilekçesinde ileri sürüldüğünü ve buna ilişkin kanıtların sunulduğunu, mernis adresi olarak da dava konusu taşınmazın bildirildiğini, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince: “...davalının dava konusu taşınmazı eski malikten kiralayarak, iyiniyetle kullandığı savunmasında bulunduğu ve bu savunmasını ispat yönünden dosyaya kira sözleşmeleri sunduğu,bu kira sözleşmelerinin incelenmesinde; davalı ile önceki malik arasında yapılan kira sözleşmelerinin ilkinin 15.09.2011 başlangıç tarihli olduğu ve sonraki tarihlerde yenilendiği, davalının 06.10.2011 tarihinde ise mernis adresi olarak dava konusu taşınmazı bildirdiği, resmi makamlara yapılan bu başvurunun, davalı ile önceki malik arasında yapılan ilk kira sözleşmesi tarihi ile uyumlu olduğu, TBK'nin 310 uncu maddesinde, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağının düzenlendiği, eski malik ile davalı arasındaki kira ilişkisinin toplanan delillerle kanıtlandığı, davacının ise taşınmazı 12.08.2013 tarihinde satın almasına rağmen, ihtar tarihi olan 29.03.2019 tarihine kadar davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, kullanımına sessiz kaldığı, davalının da bu süre içerisinde eski malike kira bedellerini ödemeye devam ettiği, davalının dava tarihi itibariyle taşınmazı haksız olarak kullandığından bahsedilemeyeceği; taşınmazı haksız şekilde kullandığı ispatlanamayan davalı aleyhine ecrimisil hükmolunamayacağı gibi konusuz kalan el atmanın önlenmesi talebi bakımından da davacı, dava tarihinde dava açmakta haklı sayılamayacağından bu talep yönünden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasının doğru olduğu…” gerekçesiyle ihbar olunan ...'nın istinaf dilekçesinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine; davalı ...'un istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal ederek kira sözleşmesi sunduğunu, buna itibar edilmemesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki; mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.