WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/303 E.  ,  2023/2621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/362 E., 2021/1123 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/506 E., 2020/269 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı adına vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılar adına vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmazın üzerindeki deponun müvekkili tarafından yaptırıldığını belirterek muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının muhdesatı kendisinin yaptırdığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, inşaat tarihi itibariyle davacının böyle bir maddi durumunun olmadığını, inşaatın yapım bedelinin iş adamı olan tarafların murisi Yusuf tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; somut olayda ruhsatın ve projenin davacı ile muris adına düzenlendiği, davacının aile şirketi niteliğinde kurulan şirketlerde çalışarak murisle birlikte hareket ettiği, inşaat aşamasında murisin siyasetle ilgilendiği, çoğu işlerinin ise davacı tarafından takip edildiği, ana ödemelerin şirketlerin muhasebesinden yapıldığı, bir takım ödemelerde davacı adı yazılmakta ise de aile olarak birlikte gelir elde edilmesi ve işlerin doğrudan davacı tarafından takibinin yapılması karşısında bu durumun normal olduğu, murisin maddi durumu, davacının inşaat sırasındaki yaşı ve geliri, inşaatın boyutu, taşınmazın 1/2 pay sahipliği ve tanık anlatımları karşısında yapılan inşaatın tek başına davacı tarafından yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriği tekrar edilmekle birlikte, muhdesatın davacının kendi geliriyle yapıldığını, mahkemenin eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle karar verdiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamına, mahkemece yapılan keşif, keşif sonunda düzenlenen teknik bilirkişi raporuna, dinlenen tanık beyanlarına, dava konusu muhdesat hakkında düzenlenen yapı ruhsat ve numarataj belgelerine, abone ve imar kayıtları ile dosyaya sunulan şirket ticaret sicil dosyalarına göre dava konusu 1025 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 10 katlı binanın, tapu maliki muris Yusuf Uz'un mali yönden katkısı olmaksızın, salt davacının kendi malvarlığı ve gelirinden harcama yapılarak, davacının nam ve hesabına yaptırıldığı hususunun, davacı tarafça yöntemince ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK m.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m.718).    22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir    arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde    dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK m.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

3.Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda, mahkemece araştırılması gereken husus; muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle ve özellikle kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.