WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/2651 E.  ,  2023/4232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1336 E., 2021/2245 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/120 E., 2020/66 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris Baki Toksal'ın 06.06.2008 tarihli el yazılı vasiyetname hazırladığını, vasiyetnamenin açıldığını; ancak davasının derdest olduğunu, davacıların dayısı olan murisin, vasiyet düzenlendiği tarihte akıl sağlığının şüpheyi mucip bulunduğunu, bu durumun vasiyetnameden de anlaşıldığını, kendisine ait olmayan taşınmazda (vasiyetname 4 üncü sayfanın 7 nci maddesi) ablalarının ömür boyu oturup, TSK Mehmetçik Vakfına fiili teslimi vasiyet ettiğini, bunun da akıl sağlığının yerinde olmadığını gösterdiğini, murisin vasiyetnamede yeğenleri ... ve ...'nu vasiyeti tenfiz memuru olarak atadığını; ancak taşınmazların kiralama ve bakım işleri için de akrabalığı olmayan...'ı görevlendirdiğini ve aylık hizmet bedeli ödenmesini vasiyet ettiğini, bunun da mantıkla bağdaşmadığını açıklayarak vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
2. Asli müdahale talebinde bulunan ... vd. vekili dilekçesinde; muris ...'ın 01.01.2014 tarihinde vefatıyla 06.06.2008 tarihli elyazılı vasiyetname bıraktığını vasiyetnamenin açılması davasında öğrendiklerini, vasiyetnameye itiraz ettiklerini ve mevcut davanın açıldığı öğrenildiğinden asli müdahale talebinde bulunduklarını, vekil edenlerinin murisin kardeşleri ...'nın ve ...'ın altsoyları olduğunu, murisin 1930 doğumlu olup, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 78 yaşında, yaşlılık nedeniyle demans hastalığından muzdarip olduğunu, vasiyetnamesinde kendisine ait olmayan taşınmazı davalı vakıfa bağışladığını, 2 kişiyi vasiyeti tenfiz memuru ve akraba olmayan bir kişiyi kiralama vs. için görevli kıldığını, buna karşılık ücret belirlediğini, vasiyetnamenin içinde 1 sayfa numarasının boş çıktığını, bunların dahi murisin durumunu gösterdiğini açıklayarak, asli müdahale talebinin kabulüne ve vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan TSK Mehmetçik Vakfı vekili cevap dilekçesinde; mirasçılık belgesinin sunulması ve davacı-asli müdahillerin taraf sıfatlarının belirlenmesini, el yazılı vasiyetname düzenlenirken doktor raporu alınmasının şart olmadığını, Yüksek Sağlık Şurasının tavsiye kararı ile 65 yaşı üstü kişilerden işlem anında işlem yapma ehliyetinde ciddi şüphe duyulması, bu yönde iddia - şikayet olması hâlinde sağlık raporu istenmesi gerektiğinin belirtildiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptali davası olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporla murisin tasarruf tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği, vasiyete konu binada murisin birden çok bağımsız bölümün kayıt maliki olması nedeniyle vasiyetnamede belirtilen bağımsız bölüm numarasının hatalı olmasının basit yanılgı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1930 doğumlu murisin vasiyetnamenin düzenlendiği bildirilen 06.06.2008 tarihinde 78 yaşında olup, yaşlılık nedeniyle demans hastalığından muzdarip olduğunu, tanıklarının da bu hususu tereddütsüz aktardığını, murisin kanser hastası ve demans olması ve avukat kimliğini koruma endişesiyle hastane kontrollerinden kaçınmış olabileceğini, TSK Mehmetçik Vakfı ve TSK Vakfı tanımlamalarını kullanmış olup, bu iki kurumun farklı olduğunu, ayrıca 1 inci maddeyle intifa haklarını ablalarına bırakmış iken, sonrası maddelerindeki düzenlemelerin bu hakkı yok edecek mahiyet içerdiğini, belirsiz şartlar konulduğunu, murisin kendisine ait olmayan bir taşınmazı da davalı vakfa bağışladığını, vasiyetnamenin 6 sayfadan ibaret olup, bir sayfanın boş çıktığını, fiilen ve hukuken uygulanamaz mahiyette olup, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı itibarıyla, tanık ifadeleri ve adli tıp raporu uyarınca asli müdahillerin ehliyetsizlik iddiasının kanıtlanamadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.