7. Hukuk Dairesi 2022/2480 E. , 2023/4091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/774 E., 2022/123 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/164 E., 2021/51 K.
Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakan...'in ... ve ...'la birlikte mirasçısı olduğunu, mirasçıların mirasbırakandan intikal eden üç adet taşınmazla ilgili 02.10.2017 tarihinde fiili taksim yaptıklarını, bu taksime göre taşınmazların paylaşılmasına rağmen davalıların mirasbırakanı olan ...'ın vefat etmesi üzerine pay devrinin yapılamadığını, mirasçıların intikal eden taşınmazları dava konusu fiili taksime uygun olarak kullandıklarını, ancak taksime göre davacıya bırakılan 2102 ada 1 parselde davalıların mirasbırakanı ...'ın 1/3 payının davacıya devredilmediğinden bahisle 2102 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar adına olan 1/3 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; miras taksim sözleşmesinin geçerliğinin yazılı şekilde yapılmasına bağlı olduğunu, davalıların mirasbırakanı ... tarafından imza edilmiş herhangi bir sözleşmenin mevcut bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasçılar davacı ... ve dava dışı... arasında 02/10/2017 tarihli adi yazılı miras taksim sözleşmesi yapılmış ise de sözleşmede mirasçı ...'ın imzası bulunmadığı anlaşılmakla geçerli bir miras taksim sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacının yemin deliline başvurması ve davalılar tarafından yeminin usulüne uygun olarak eda edilmiş olması, HMK kapsamında yemin delilinin kesin delil niteliğinde bulunması ve hakimi bağlaması, üstelik uyuşmazlığı kesin bir şekilde çözdüğü gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taksim sözleşmesinin yapılmasından önce mirasçıların dava konusu taşınmazları paylı mülkiyete çevirdiğini, buna göre akdedilen sözleşmeye göre pay devrinin yapıldığını, pay devri anlaşmasının iyiniyet ve ahde vefa kuralına göre değerlendirilmesinin gerektiğini, davalılara anlaşma doğrultusunda pay devrinin yapılmasından sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmelerinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, davalıların yemininin geçerli yemin olmaması nedeniyle kesin hüküm niteliği taşımadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılmış geçerli taksim sözleşmesi bulunmadığı ve davalıların, yargılama sırasında taraflarına teklif edilen yemini eda ettiklerinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 225, 226, 227, 228, 229, 229 uncu maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 676 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!