WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/2389 E.  ,  2023/3429 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1683 E., 2022/90 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/127 E., 2019/35 K.

Taraflar arasındaki harici satışa dayanan tapu iptali ve tescil, 2 nci kademede tazminat ile ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 66 adet taşınmazın dava dışı ...adına kayıtlı iken 06.05.2003 tarihli resmi satış işlemi ile müvekkili davacıya ve kardeşi davalı ...'a satıldığını, satışa konu tüm parsellerde yarı yarıya ortak olmalarına rağmen, dava konusu parsellerden sadece üç parselin satışının davacıya yapıldığını, kardeşi olan davalının resmi senette sahtecilik yaptığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu durumu çok sonradan farkettiğini, taşınmazlardaki hisselerin yarısını aldığı inancıyla bedeli kardeşine ödediğini belirterek, davalı adına olan parsellerdeki paydan 88 dönüme karşılık gelen payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa bedellerinin tazminine ve ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 06.05.2003 tarihli resmi satış senedi incelendiğinde davacının, dava dışı ...’nın 312, 315 ve 322 parseldeki hisselerini satın aldığını, alıcı konumunda olduğu ve işlem neticesinde malvarlığında bir artış meydana geldiğini, davayı açmakta her hangi bir hukuki yararının bulunmadığını, ortada bir sahtecilik işlemi olsa bile bunu ileri sürme hak ve yetkisinin davacıda olmayıp dava dışı ...’ya ait olduğunu, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerekeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacı 06.05.2003 tarihli satışta kendisinin bulunmadığını iddia etmişse de bu söz konusu satış sonrasında davacının aktifinde bir artış olduğu ve aynı zamanda söz konusu tasınmaza ilişkin destekleme ücretlerini almaya devam ettiği, daha sonra taşınmazları 17.03.2008 tarihinde davalıya tapuda sattığı, davacının uzun bir süre sonra 16.04.2018 tarihinde 06.05.2003 tarihli satışın tapuda sahte imza ile yapıldıgına ilişkin tapu iptal ve tescil, tazminat ile ecrimisil talep etmesi öncelikle TMK md 2'ye göre dürüstlük kuralına aykırı olmakla birlikte, yine TMK md 712'ye göre dava zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddinin gerektiği'' gerekçeleriyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; aşamalardaki beyanlarını tekrarlayarak, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, zamanaşımından bahsedilmiş ise de somut bir zamanaşımı süresine değinilmediğini, sahte işlemin zamanaşımına tabii olmayıp yoklukla malul olduğunu, davaya, tapu müdürlüğünün de dahil edilerek imza incelemesinin yapılması gerektiğini ve tanıklarının dinlenmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının sahte imza ile kendisine devredildiğini iddia ettiği taşınmazları daha sonra 17/03/2008 tarihinde davalıya kendi rızasıyla devrettiğini ve iş bu davayı da bu satıştan on yıl sonra 2018 yılında açtığını, davacının resmi senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının kabulü halinde bile bu durum üçüncü kişi satıcı tarafından davalı adına aynı senette devredilen taşınmazlarla ilgili tescili yolsuz hale getirmeyeceği için imzanın sahte olup olmamasının iş bu dava yönünden esasa herhangi bir etkisinin bulunmadığından, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, 2 nci kademede tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 706 ncı ve 730 uncu maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.