WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/2275 E.  ,  2023/3658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1152 E., 2022/178 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/273 E., 2021/42 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; dava konusu 261 ada 6 parselin yaklaşık 670 m²'sinin babalarından kendilerine intikal ettiğini, babaları Mehmet Sümbül'ün bu yeri evvelki maliki olan ...'dan satış vaadi ile almış olduğunu, daha sonra taraflarınca açılan satış vaadi sebebiyle tapu iptali ve tescil davası sonucu Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/180 Esas ve 2014/130 karar sayılı kararı ile adlarına tescil edildiğini, adlarına tescil edilen kısmın evvelce hissedarlar arasındaki fiili taksim ile babalarının vefatından sonra da taraflarınca kullanıldığını, adlarına tescil edilen taşınmazın üzerinde bulunan gecekondu mahiyetinde bir ev ile bahçenin bir kısmının otopark olarak davalı tarafından işgal edilip kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, müteaddit defalar bu yerdeki işgaline son vermesi için şifahi ihtarlarına rağmen fuzuli işgaline devam ettiğini, oysa davalının bu yerde geçerli bir hakkı olmadığını belirterek, el atmanın önlenmesi ile geriye doğru 5 yıllık 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin komşu 261 ada 4 parsel üzerinde yaklaşık 40 yıl önce tapu ile satın aldığı hissesi ve bu hisse üzerinde fiili olarak da kullandığı binasının bulunduğunu, müvekkilinin bu yerin bitişiğinde, tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olan, ...'un zilyetliğinde bulunan 232 m² yeri üzerindeki evle birlikte 18.09.2001 tarihinde ...'tan muhtar senedi ile devir aldığını, Beykoz Belediyesinde gerek müvekkilinin gerekse eski zilyet ...'un emlak vergi kaydının mevcut olduğunu, müvekkilinin fuzuli şagil olmadığını, yapı kayıt belgesinin de olduğunu, davacıların taşınmazda sahip oldukları hisseyi fazlasıyla fiilen kullandıklarını, kendilerinin kullandığı yerin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hissesi olan kısım olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı ilâmı ile; "davacıların dava konusu taşınmazda hissedar olup taşınmazdaki rapora ekli krokide belirlenen yerlerin davalı tarafından kullanıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, söz konusu yeri davalının zilyetlik sözleşmesiyle devraldığını iddia ettiği ...'un taşınmazda ayni ya da şahsi hakkı söz konusu olmadığı için mezkur sözleşmenin davacılar açısından hüküm ifade etmeyeceği ve davalının kullanımının davacılar ya da murislerinin rızası dahilinde olmadığı" gerekçesiyle, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, davalının 22.04.2019 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile sarı renge boyalı gösterilen tek katlı 90,10 m² taban alanlı yapıya, "C" harfi ile yeşil renge boyalı olarak gösterilen 32,57 m²'lik bahçeye, "E" harfi ile mavi renge boyalı gösterilen bahçenin 63,26 m²'lik kısmına vaki el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 407,00 TL ecrimisil'in davalıdan alınarak davacı ...'a, 407,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesindeki beyanlarını tekrarla, dava konusu yerin davacıların satış vaadi sözleşmesi ile alıp sonradan mahkeme kararı ile adlarına tescil edilen yerle ilgisi olmadığını, ...’u evlatlık edinen Mehmet Sebahattin Korkut'tan ...’a kalan yer olduğunu, Bedri'nin de davalıya sattığını, belediyenin taşınmazda 1/2 hisseye sahip olduğunu, bu hisse üzerinde bir çok gece kondunun bulunduğunu ve el değiştirdiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin yeteri kadar araştırılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarıyla ve delillerle iddialarını ispatladıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazda davalının mülkiyet hakkı sahibi olmadığını, taşınmazı haricen aldığını ve zilyet olduğunu savunduğunu, davacıların mülkiyet hakkı karşısında harici satış sözleşmesine ve zilyetliğe dayanan kişisel hakka değer verilemeyeceği, davalının taşınmazı haricen aldığını iddia ettiği ...'un taşınmazda ayni ya da şahsi hakkı bulunmadığı, davalının geçerli bir akdi ya da hukuki nedene dayalı olmadan dava konusu taşınmaza el attığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan, el atmanın önlenmesi talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ecrimisil davası yönünden; hüküm altına alınan ecrimisilin miktar itibarıyla davalı yönünden HMK 341. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.