WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/2228 E.  ,  2023/4109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/471 E., 2022/58 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/187 E., 2020/533 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, Sultanhisar ilçesi, Kurtuluş Mahallesi, eski 2256, yeni 263 ada 3 parselin... oğlu... mirasçıları adına kayıtlı olduğunu, ...oğlu...'in Kurtuluş Savaşı sırasında vefat ettiğinden taşınmazın... oğlu... mirasçıları adına tesciline karar verildiğini, ...oğlu...'in mirasçısı olan davacının akrabalık ilişkisini ispat edemediğinden dolayı mirasçılık belgesi almadığını ve taşınmazın davacı adına intikal işleminin yapılamadığını, oysa ki taşınmazın ilk maliki... oğlu...'in ölümü ile eşi...'e, ...'nın da ölümü ile kızı ve davacının annesi olan ...'e, onun da vefatı ile davacıya intikal ettiğini, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan ve kayıt malikinin 20 yıldan fazla zaman önce ölmüş olması nedeniyle dava konusu taşınmazda TMK 713/2 nci maddesi gereğince mülkiyet edinme şartlarının müvekkili davacı lehine gerçekleştiğini belirterek, hukuki değerini yitiren tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın harca esas değerinin düşük gösterilmiş olduğunu, dava konusu taşınmazın malikinin belli olduğunu, taşınmaz malikinin mirasçı bırakmaksızın ölmesi sebebiyle mirasının TMK'nın 501 inci maddesi gereğince Hazineye geçmesi gerektiğini ve son mirasçı sıfatıyla davanın Hazineye yöneltilerek açılmış olduğunu, taşınmaz maliki... oğlu...'in yaşayan, bilinen ve tanınan bir kişi olduğunu, TMK'nın 713 üncü maddesinde yer alan "ölmüş" ifadesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle madde hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin15.05.2019 tarihli ve 2017/789 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli ve 2019/1127 Esas, 2020/326 Karar sayılı kararı ile; "öncelikle davacı tarafa, davada hangi hukuki sebebe dayandıklarının açıklattırılması, davada maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan sebebe dayanıldığı takdirde şimdiki gibi davanın yürütülmesi ölüm sebebine dayanıldığı takdirde tapu kaydında belirtilen... oğlu... mirasçıları olan kayıt maliklerinin ve mirasçılarının belirlenmesi hasımlı veraset belgesinin alınması için (Hazine hasım gösterilerek) davacı tarafa süre ve imkan tanınması husumetin belirlenecek kayıt malikleri veya mirasçılarına yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği ..." şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararı sonrası, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince; "taşınmazın... oğlu... adına tescil edildiği, bu şahsın vefat ettiği ancak mirasçılarının tespit edilemediğinin sabit olduğu, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların, taşınmazın keşif tarihi itibariyle en az 50 yıldır davacı ve ailesi tarafından malik sıfatıyla kullandığını belirttikleri, davacının iddialarıyla uyumlu tanık beyanları ile taşınmazın fiili durumu dikkate alındığında, müteveffa davacının eklemeli zilyetlik yoluyla, malik sıfatıyla, aralıksız ve çekişmesiz olarak taşınmaza 20 yılı aşkın zamandır zilyet olma koşulunun gerçekleştiği ve bu durumun Anayasa Mahkemesi iptal kararından uzun yıllar önce gerçekleştiği" şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi verilen istinaf dilekçesinde yer alan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine, davalı Maliye Hazinesi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince "davacının tapu kaydının TMK'nun 713/2. maddesinde belirtilen "...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan..." sebebine dayalı iptal davası açtığı,... davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın tapu kaydına dayanak tapulama tutanağının edinme sebebi bölümünde dayanak alınan K.Sani 320 tarih, 246 ve 248 nolu tapu kayıtlarına göre taşınmazın 14/56 payının... oğlu...'e, Mayıs 934 tarih, 46 sıra nolu tapu kaydı ile 14/56 payının... oğlu ...'ya ve Şubat 935 tarih, 100 sıra nolu tapu kaydı ile 14/56 payının ... karısı ...'ye ait olduğunun ve malikler arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın 2255 ve 2256 parsellere ayrıldığı, 2255 parselin ... ve...'ya, 2256 parselin ise... oğlu...'e kaldığı ve...'in ölmüş olmasına rağmen mirasçıları tespit edilemediğinden, dava konusu 2256 parselin... oğlu... mirasçıları adına tespit edilmesi karşısında, ...oğlu...'in ve mirasçılarının TMK 713/2 maddesinde belirtilen bilinmeyen, gerçekte var olmayan kişilerden olmadığı, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu" şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde yar alan nedenlerle birlikte, 02.12.2020 tarihli dilekçelerinde TMK'nın 713/2 nci maddesinde yer alan her iki sebebe de dayanıldığının ısrarla belirtildiğini, objektif dava yığılması veya HMK’nın 110 uncu maddesindeki ifadeyle “davaların yığılması” olarak belirtilen maddeye göre bir davada aynı taraflar arasında birden fazla talebin ileri sürülmesi, birden fazla talep sonucunun çözümlenmesi amacıyla mahkeme önüne getirilmesinde bir hukuki engel bulunmadığını, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli iptal kararı öncesinde kazanma koşullarının gerçekleştiğini ve zilyetlik süresinin dolmuş olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde dava değerinin 30.000,00 TL olarak gösterildiğini, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 125.761,92 TL olarak belirlendiğini ve bu değer üzerinden eksik harcın ikmal ettirilerek yargılamaya devam olunduğunu, yine dava değerinin 125.761,92 TL olduğu dikkate alınarak istinaf incelemesi yapılmasına karşın, davanın reddine kararı sonrası Hazine lehine nispi tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının diğer yönlerden onanmasına, yalnızca vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. TMK 713/1 inci maddesinde "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” hükmü,
TMK'nın 713/2 nci maddesinde "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmişken, bu maddede yer alan "...ölmüş" ifadesi Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
TMK'nın 713/5 inci maddesinde düzenlenen "..Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur." hükmü ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği prensibi, bahsi geçen iptal kararının elde bulunan veya açılacak olan davalara etkisinin ne olacağının belirlenmesini sağlar. Bu düzenlemeler gereğince mülkiyet koşulların gerçekleşmesi anında kazanılmış olacağından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki tarihlerde maddede yer alan koşulların sağlanmış olması halinde tapuya kayıtlı ve maliki ölmüş olan taşınmazın bu madde hükümleri gereğince kazanılması mümkündür.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 330 uncu maddesi uyarınca davayı vekil ile takip eden taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. HMK’nın 332/1 ve 2 nci maddesi gereği yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedilir.
Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 30.000,00 TL olarak göstermiş, 06.02.2019 tarihinde 125.761,00 TL taşınmaz değeri üzerinden 1.635,50 TL tamamlama harcı yatırmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;

2. Davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün hükmün 2 nci fıkrası 4 üncü bendinde vekalet ücretine yönelik yer alan "5.100,00 TL" tutarının çıkarılmasına, yerine "15.897,29 TL" tutarının yazılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.