7. Hukuk Dairesi 2022/2169 E. , 2023/3202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/551 E., 2022/575 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/118 E., 2021/309 K.
Taraflar arasındaki komşuluk hukukuna aykırılık nedenine dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıya ait 310 ada 46 parsel sayılı taşınmazın alt tarafta, davalıya ait 310 ada 45 parsel sayılı taşınmazın üst tarafta komşu parseller olduğunu, davalının müvekkilinin parseline sınır olan bölgeye denk gelecek şekilde 250 kamyona yakın toprak doldurmak suretiyle 8 metre yüksekliğinde yapay toprak tepesi yaptığını ve ucuna büyük kayalar dizilerek davacı için can ve mal tehlikesi oluşturulduğunu, toprak yığınının, davacıya ait evin en yüksek noktası olan çatı hizasından bile daha yüksekte olduğunu, yağış ve rüzgar etkisiyle tepeden taşlar ve kayaların evin arka kısmına düşmekte olup bir kısmının da sınır çizgisini aşıp evin arka duvarına zarar verdiğini belirterek el atmanın önlenmesine, oluşturulan kot farkının eski hâle getirilmesine, olmazsa istinat duvarı çekilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalıya ait parseller arasındaki kot farkının zaten yüksek olup davacı tarafın kendisi ev yaparken müvekkilinin arazisinden toprak almış ve kotu düşürmüş olduğunu, davalının bu çalışmayla evi ile bahçesini aynı kota getirdiğini, kimseye zarar vermediğini ve hiç kimseyi rahatsız etmediğini, davacının müvekkilini rahatsız ettiğini, kot farkı üzerinde yüzlerce kiloluk taşlar olduğu ve taşların eve zarar verdiği iddiasının da asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davalının, davacının parseline sınır olan bölgeye yaptığı dolguda oluşacak toprak kaymasının veya dolgudan yuvarlanacak taşların can ve mal güvenliğini tehlikeye sokabileceği dolgu ya da kazı için davalı tarafından alınmış yasal izinlerin bulunmadığı istinat duvarı ile önlem alınmasının can ve mal güvenliği açısından uygun olmadığı, dolgunun kaldırılarak zeminin eski hale getirilmesinin özellikle can ve mal güvenliği açısından zorunlu olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının 310 ada 45 parsel sayılı taşınmazındaki sınır hattına kot farkı oluşturacak şekilde toprak dolgu suretiyle yaptığı 310 ada 46 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine, dolgunun kâl'ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın ve kararın dayanağı olan raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olan, davalının kazı yaptığı parselin gerçek kazı yüksekliği, bilirkişinin beyan ettiği gibi 8 metre değil, 6 metrelik duvar yüksekliği düşüldükten sonra geriye kalan 2 metre olduğunu, arazinin eğimli olması hasebi ile 2 metre kot kuzeye gidildikçe 3-4 metre sonra bugünkü kazı seviyesine geldiğini, davacı ve vekillerinin iddia ettiği gibi kazı çalışmalarının art niyetli olarak yapılmadığını, koru projesini hayata geçirmenin bir parçası olduğunu, kot farkının davacının evini yaparken kazı yapması nedeniyle oluştuğunu belirterek, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki beyanlar tekrar edilerek, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!