7. Hukuk Dairesi 2022/1899 E. , 2023/4254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/876 E., 2021/2783 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/390 E., 2019/348 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddi ile kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekillerinin muris İhsan Arsova ile Neriman Arsova’nın mirasçısı olduklarını, adı geçen murislerin tüm malvarlıklarını davalılara iki ayrı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile bıraktığını, ancak vasiyetnamelerin iptalinin gerektiğini, murislerinin tasarruf ehliyetinin olmadığını, davalılardan ...’un onlara ücret karşılığı bakan bir hasta bakıcı olduğunu, adı geçen davalının murisler üzerinde zorlama iradesinin olabileceğini, zaten murislerin tüm malvarlıklarını davalıya bırakmalarının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek aynı yer ve aynı tarihli 37046 ve 37047 yevmiye numaralı vasiyetnamelerin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2011/390 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2020/876 Esas, 2021/2783 Karar sayılı kararındaki "...davacı taraf; ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve şekil eksikliği nedenine dayanmıştır. Dava konusu vasiyetnamelerin yasanın öngördüğü şekle uygun yapıldığının anlaşılmasına, imzaların murislere ait olmadığı iddiasının mahkemece araştırılmış olmasına ve bu konuda Adli Tıp Kurumundan alınan rapor dışında, davacı tarafın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında savcılık makamınca da Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmış olmasına, raporlarda imzaların murislere ait olduğunun belirlenmiş olmasına, murislerin vasiyetname tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olduğunun da Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmiş olmasına ve murisin iradesinin sakatlanması suretiyle vasiyetname düzenlendiği iddiasının da kanıtlanamamış olmasına göre, yerel mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Adli Tıp Kurumunun imza incelemesinin usuli kurallara ve içtihatlara aykırı olduğunu,
2.Adli Tıp Kurumunun tıbbi mütalaa ve değerlendirmesinin usulsüz olduğunu,
3.Vasiyetnamenin düzenlenmesindeki olayların şüphe içerisinde olduğunu,
4.Murislerin bakıcısı olan davalılardan Nursen Tüksoy’a bırakılan taşınır ve taşınmaz malların değerinin çok yüksek olduğunu, bunun hayatın normal akışına uygun olmadığını,
5.Mahkeme gerekçesinin yeterli olmadığını,
6.Mahkemece delillerin tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!